Sekizli Muamma Hikâye

Katakofti

Gökdemir İhsan
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 8 dk.
Sayfa Sayısı:
75
Basım Tarihi:
Ekim 2016
Yayınevi:
Dergah Yayınları
ISBN:
9789759957643
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·75 syf.··
Beğendi
·
2017 48. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2017 19:22
Gökdemir İhsan'ın eserini nihayet okuyabildim ve yeniden dil ormanlarında buldum kendimi: anlamakta zorlandığımız, kaybettiğimiz bir dilin kelimeleriyle yazılmış bu eser, konusuyla olduğu kadar okunurken de o zorluğu ve lezzeti beraber yaşatıyor insana. Katakofti, adında belirtildiği üzere muammalarla, bulmacalarla, gerçek mi yalan mı bilemediğimiz kurgularla dolu küçük bir kitap ve bu bulmacalar hem anlatılanın gerçekliği, hem kendi gerçekliğimizi, hem de yazarın gerçekliğini sorgulatıyor bize. Kitap üç adet mektup, ardından o mektupları okuyan doktorun mektubu, ardından yazarın beyanı, ardından yazarı reddedenin beyanıyla arka arkaya önceden okuduğumuz herşeyi bir kere daha okumamızı talep eden ve iç içe geçmiş hikâyelerden oluşuyor. Bu hikâyelerdeki tekrarlar son derece güzel bir ritm duygusu veriyor, bir oyun oynuyormuşuz hissi yaratıyor, bir önceki hikâyede anlatılanlar bir sonrakinde tekrarlanıyor, iç içe geçmiş bu küçük âlemler bulmaca satırlarıyla, bilinmeyen kelimelerle, Yunus'tan, Şeyh Galip'ten alıntılar ve dizelerle dolu, bu kurgunun etkileyiciliği, birbirini çembere ala ala genişleyen ve her hikâyede yeni bir fail aramamızı sağlayan ipuçlarıyla herşeyi anlamamıza engel olan kelime seçimleriyle, eski Türkçeyle sarmaş dolaş, ahenkli bir gürültüye, bir baş dönmesine yol açıyor, öylesine hoş ve muazzam bir lezzetle doluyoruz ki tekrar tekrar okumayı istemeden duramıyoruz, bu küçücük kitabın dili anlamamızı değil, sanki tad almamızı, bu çemberler ve âlemler içerisinde yuvarlanıp gitmemizi istiyor gibi, ta ki kitabın son sayfasında herşeyin sebebi olan Zât'ı keşfedene dek...Kitabın sonunda, son sayfada okuduğumuz iki satırdan sonra bütün sözler ve cümleler, âlemler ve çemberler kayboluyor, her yeri bir sükûnet ve sayfalarca süren bir sessizlik
KatakoftiGökdemir İhsan · Dergah Yayınları · 201660 okunma
Muamma ve Muazzam Bir Kurgu
9/10
·75 syf.··
2020 37. kitabı
Kitap ya da film; bitirdiğimde “vayy be” dedirtiyorsa benim için güzeldir o kurgu. Bu kitap da tam olarak bunu dedirtti. Bir diğer hissettiğimse kurgunun bize sunduğu sonsuz imkan… Kitaptaki ilk 3 mektup “muamma” kelimesinin hakkını vermiş. Oldukça eğlenceli bir şekilde merak ederek geçiyorsunuz bir kurmacadan öbürüne. Sonraki mektuplarla kurgunun muamması daha da artıyor. Okuyucu ise azim bir keyif alıyor doğrusu. Son hikaye diye hüzünlü bir merakla sayfayı çevirdiğimde ise dümura uğruyor, sayfaya bakakalıyorum. Edebiyatla, kurmacayla güzel bir şey söylenir mi, gözüne batırmadan ders verilir mi, cevabını buluyorum. ⁣ Kitap ayrıca bizi “eskimez Türkçe”mizle zor ama eğlenceli bir yolculuğa da çıkarıyor. Sanki kurgunun yanında anlamda da bir “muamma” oluşturmak istemiş yazar. Yani her şeyi anlamak için zorlamamalı, tadını almaya bakmalı bu dilin. ⁣ Velhasıl mektuplarla inşa edilmiş bir kurmaca, bulmacayla örülü bir muamma yahut keyifli bir kurgu okumak isterseniz gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir eserdir.⁣ Hadi bir de alıntıyla bitireyim:⁣ ⁣ Kafasını karıştırmayı becerebildiklerimizden, yine de kendilerine hoşça bakmalarını dileyip, ahiren Gâlib’i yad edelim:⁣ ⁣ “Tedbirini terk eyle takdir Hudâ’nındır⁣ Sen yoksun o benlikler hep vehm ü gümânındır ⁣ Birdenbire bul aşkı bu tuhfe bulanındır⁣ Devran olalı devran erbab-ı safânındır.”⁣ ⁣
Edebiyat
KatakoftiGökdemir İhsan · Dergah Yayınları · 201660 okunma
10/10
·75 syf.··
Beğendi
·
2017 4. kitabı
Bu kitap şimdiye kadar okuduğum en ilginç hikaye kitaplarından birisi. Sadece sıradan bir hikaye kitabı demesek, bulmaca desek daha doğru olur. Çünkü her bir hikayede çözmeniz gereken bir şeyler var. Küçük şifrelerden asıl muammayı çözmemizi istiyor yazar. Bu arada kitapta bilmediğim birçok isimle ve birkaç kitapla tanıştım; bunların (kitabı okurken sürekli bir araştırma halindeydim bir yandan da) bu isimlerin ve kitapların birbirleriyle ve konuyla işikilerini keşfetmek çok zevkli bir uğraştı. Yazarın uslubu -aynı Ömer Faruk Dönmez’de hissettiğim gibi- sıradışıydı. Yazar bazen yazarlığını bırakıp okuyucu oluyor bazen karakter değiştiriyor bunları takip etmek de çok zevkliydi. ‘’Bu hikaye benim için ziyadesiyle öğretici oldu. Aslında bize anlatılan hikayelerdeki her bir ayrıntı bambaşka bulmacaların birer parçasıymış da, onu halimize göre biz kurup bozuyormuşuz desek, büyük laf mı etmiş oluruz?’’ Yazardan devraldığım adet mucibince Gâlib’i mutaden yad ederim: ‘’Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen, Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen…’’ “Ey insan! Kendine gönül gözüyle hoşça bir bak ki, sen âlemin, yani yaratılanların özüsün ve sen kâinâtın göz bebeği olan âdemsin/insansın.”
KatakoftiGökdemir İhsan · Dergah Yayınları · 201660 okunma
9/10
·75 syf.··
2017 6. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2017 00:00
Kelimeler, tesbih taneleri gibi kolayca birbiri ardına geliyor. İşin şifresini çözebilir miyim, diye tekrar tekrar başa dönüp okudum bazı cümleleri. Okumadan önce beklentilerim yüksekti, okuduktan sonra da dönüp hatırlanacak hoş bir tat bıraktı geriye.
Edebiyat
KatakoftiGökdemir İhsan · Dergah Yayınları · 201660 okunma
Puan vermedi·75 syf.··
Beğendi
·
2022 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2022 00:07
Aslında bu kitap bana kitap okumanın önemini anlatıyor. Yeni şeyler keşfetme yeni kelimeler öğrenme, olduğun yerde saymama adına yapılan her şey. Yeni kitaplar yeni anlamlar yeni hayatlar da hep kendine ait birşeyler buluyorsun.
1000Kitap
KatakoftiGökdemir İhsan · Dergah Yayınları · 201660 okunma
9/10
·75 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2020 16:57
Keyifle okuduğum bir kitaptı Katakofti. İlk sayfadan itibaren bir bulmacanın içine düşüyoruz, hem de gerçek bir bulmaca. Üşenmedim ipuçlarını takip ederek tek tek çözdüm bulmacayı. Kitabın olayı sadece bulmaca içermesi değil. Yazar sekiz farklı bölümden oluşan Katakofti'nin her bölümünde olayı farklı bakış açılarından anlatmış, daha önce hiç okumadığım bir tarz. Yazarın zekasına hayran kaldım, takipteyim.
KatakoftiGökdemir İhsan · Dergah Yayınları · 201660 okunma
8/10
·75 syf.··
2020 196. kitabı
Yazarın okuduğum ilk kitabı, oldukça ilginç bir kitap, alıştığımız, bildiğimiz klasik tarzda yazılmış eserlerden değil, kitabı okurken gerçekten bir bulmaca çözüyorsunuz hissi oluşturuyor. Kitap kısa bu nedenle benim yaptığım gibi yapın kitabı bir kere daha okuyun böylece gerçekten kitabın kalitesine anlarsınız
KatakoftiGökdemir İhsan · Dergah Yayınları · 201660 okunma
Deneysel roman okumak isteyen kaçırmasın
Puan vermedi·75 syf.··
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 23:12
Gökdemir İhsan’ın otobiyografik olmayan ilk roman diyerek bahsettiği şaheseri. Bittiğinde "Ben ne okudum şimdi?" diye kendime sordum, ama o sorunun cevabını hemen bulamadığım için de mutlu oldum. Benim için edebiyatın o gizemli ve dokunulmaz tarafına açılan kapılardan biriydi diyebilirim. Edebiyatta "başka bir şeyler" arayan, satır aralarını okumayı seven, anlatıcıyla yazarın birbirine göz kırptığı metinlerden keyif alan bir okursanız; bu kitap kesinlikle başucunuzda durmalı.
KatakoftiGökdemir İhsan · Dergah Yayınları · 201660 okunma

Yazar Hakkında

Gökdemir İhsanYazar · 4 kitap
Deneysel edebiyat alanında eser veren yazar, özellikle "oyun" kavramına vurgu yapmaktadır. Oulipo akımının Türkiye'deki temsilcilerindendir. 1972 yılında İstanbul’da doğdu. Hevesle başladığı öğrenim hayatının daha ilk günlerinde okuldan atılma tehdidiyle karşı karşıya kaldı: Yüzer adet yatay, dikey, sağa ve sola yatık çizgi çizmeyi ve kuru fasulye getirmeyi reddettiği için uyumsuzluğuna hükmedildi. Hatırlı kişilerin aracılığıyla okul müdürü ikna edilerek okula devam edebildi. Ama bu travmadan sonra bir daha defter tutmadığı için el yazısı okunaksız kaldı. Akademik hayatındaki bu kötü başlangıcın etkisinden hiçbir zaman kurtulamadı. Orta ikide zihnen ayrıldı. Kısa bir süre breakdance ve electricboogie etkisinde kalsa da Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni’nin yarattığı şokla “özüne” dönmeyi başarıp tez elden memleketi kurtarma çalışmalarına girişti. İşçi sınıfına yakın olabilmek adına türlü çeşitli işlerde çalıştı. 1992 yılında ihtilalcilikten erken emekliliğini isteyip bilgi sosyolojisi çalışmalarına başladı. İşin içinden çıkamayınca, çalışmalarını anlambilim, göstergebilim ve dilbilim alanına kaydırdı. Buralardan da bir sonuç elde edemeyince ontoloji ve epistemolojide karar kıldı. Kafası iyice karıştı ve hâla toparlamaya çalışıyor. İlk kitabı Katakofti 2009 yılında Simurg Yayınları’ndan çıktı.