Yazarla ilk tanışmam. Garip, hüzünlü,bu kucuk hikaye bana cok sicak geldi nedense.
İki farklı karakterin hayatlarini yazdıkları uzerinden okuyoruz. Pişmanlıkları ve kendileriyle yuzlesmelerini karsilarindaki kişilerin aynasında bulmak hevesiyle baslayan bir arkadaşlık nasil olur cok guzel bir örneği olmus.
Ikisinede ayrı ayrı uzuldum. Suzan'a, Deryaya, abiye, Ekmel beye ve diğer kendini tanımayan yüzleşmeye dayanamayan karakterlere...
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,1bin okunma
Tolstoy inanılmaz bir yazar once bunu kesinleştirelim.
Kitabin başlangıcı sosyete hayati ve savaşın insanlar üzerinde etkileriyle baslayip savas soonrasi buhranlariyla ve toparlanma süreciyle ele alisi, savaşın hem duygusal hem zorlu sureclerini apaçık gözler önüne sermesi muhtesem. Ama dinin karakterler uzerindeki evrilisi, kötü olarak görebileceğimiz karakterlerin sonlarını görebilmek, Prens Andrey gibi yoksun olarak ölmek gibi durumlarda hayatta tek bir seçimin değil bircok seçimin olduğunu gösteriyor.
Tolstoy'un dini ele alisi benim açımdan anlaşılması olanaksız bir düzeyde. Tarihteki bircok olgunun ve ozellikle de sanatın her türlü etkilendiği alanlardan biridir din. Müslümanların guzel eserler bırakma hevesine bakınız. Bu yuzden de bu kadar müthiş bir yazarin zorunlu olma durumu sanat anlayışı ve bunlar üzerinden yaptigi din eleştirisi eksik görünüyor. Ve cok şaşırtıcı ki Hristiyanlıkta bir eksiklik aramamasi.
Karakterlerin gelişimi, olayların onlari getirdiği son durumlar doyurucuydu.