İlişki kesilen bir arkadaşla yeniden barışmak bir zayıflıktır, bu zayıflığın cezası, bu arkadaş ilk fırsatta, tam da ilişkinin kesilmesine neden olan şeyi yeniden, üstelik kendi vazgeçilmezliğinin bilincinde olarak daha bir pervasızlıkla yaptığında ödenir. Kovulan ve yeniden işe alınan hizmetçiler için de aynı şey geçerlidir.
Bağlantı ya da ilişki içinde olduğumuz birisi, bize hoş olmayan ya da kızgınlık uyandıran bir şey yaptığında; kendimize, sadece, onun bizim için, aynı şeyi daha güçlü bir biçimde, bir kez daha ve daha sık yapmasına izin vereceğimiz ölçüde değerli olup olmadığını sormalıyız. (Vazgeçmek ve unutmak demek, yaptığımız değerli deneyimleri pencereden dışarı atmak demektir.) Yanıtın evet olduğu durumda söylenecek çok şey olmayacaktır, çünkü konuşmak pek bir işe yaramaz: Konuyu, bir uyarıda bulunarak ya da bulunmayarak unutmamız gerekir, ama böylelikle bu durumla bir kez daha karşılaşacağımızı bilmeliyiz. Yanıtın hayır olduğu durumda ise, değerli arkadaşımızla ilişkimizi hemen ve sonsuza dek kesmeliyiz.
Yeni tanışılan herhangi bir insan hakkında çok iyi bir görüşe sahip olmaktan özenle kaçınılmalıdır; yoksa, çoğu durumda olduğu gibi, insan kendisini utandıracak ya da zarara sokacak bir biçimde hayal kırıklığına uğrayacaktır.
İlişkideki üstünlük, sadece, ötekine hiçbir biçimde ve türde gereksinim duyulmamasından ve bunu belli etmekten ileri gelir. Bu yüzden, kadın olsun, erkek olsun herkese ara sıra, ondan bal gibi de vazgeçebileceğimizi duyumsatmak yararlıdır, dostluğu pekiştirir; hatta, çoğu insana ara sıra birazcık küçümseme hissettirmenin bir zararı yoktur: Böylece, dostluğumuza daha da çok değer verirler; harika bir İtalyan atasözü, "Saygı duymayana saygı duyulur" diyor. Öte yandan, birisi bizim için gerçekten çok değerliyse, bunu ondan sanki bir suçmuş gibi gizlemeliyiz.