İnsanın başına gelen olaylar, serüvenler, mutluluk ve mutsuzluk durumları ne kadar çeşitli olsalar da, hepsi kurabiyelere benzerler. Çok sayıda ve çok çeşitli ve hatta tuhaf rengârenk figürlerdir: Ama hepsi bir hamurdan yoğurulmuşlardır; ve birinin başına gelen, bir başkasının başından geçene, anlatıldığı sırada düşündüğünden de çok benzer.
Birinin yalan söylediğinden kuşkulanılıyorsa, buna inanmış gibi yapılmalıdır: Bunun üzerine pervasızlaşır, daha büyük yalanlar söyler ve foyası meydana çıkar. Buna karşılık, gizlemek istediği bir hakikati kısmen ağzından kaçırdığı fark edilirse; buna inanmamış gibi yapılmalı ve böylelikle, tüm hakikati söylemeye kışkırtılmalıdır.
İnsan, yapıp ettiklerinde kimseyi örnek almamalıdır: Çünkü durumlar, koşullar, ilişkiler hiçbir zaman aynı değildir ve karakterlerin farklılığı eyleme de farklı bir görünüm verdiği için, iki kişi aynı şeyi yapsalar da, yaptıkları şey aynı değildir. İnsan, yeterince düşünüp taşındıktan ve iyice gözden geçirdikten sonra, kendi karakterine uygun bir biçimde davranmalıdır.