Furkan Enes Eğlence

Furkan Enes Eğlence
@feglence_
Türk Alman Üniversitesi
22 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Ak Parti’nin bu topraklara yaptığı en büyük kötülüklerden birisi, zaten tarihsel olarak var olan kültürel farklılaşmanın çatışmacı bir karaktere dönüşmesini körüklemesi oldu. O güne kadar sınıfsal bir yerden bakarak yoksullara dönük yardım politikalarını, sosyal politikalari kurguluyorduysa bile 2009'dan itibaren sınıfsal olanın içinde de kendine yakın olanlar ve olmayanlar diye ayırt etmek, partizanlık yapmak asıl politika oldu. "Seçmeni Ak Partilileştirmek" dediğim süreç işte buydu. Siyaset yoluyla çözemediğimiz için kemik problemler haline dönüşmüş sıradan gündelik meseleler, bir kutuplaşma ve çatışma konusu oldu. "Kimliklere sıkışma" olarak adlandırabileceğimiz noktaya böyle gelindi. 2011 Genel Seçimleri'nden itibaren dört genel seçim, iki yerel seçim, iki cumhurbaşkanlığı seçimi ve bir halkoylaması, işte bu kimliklere kutuplaşmanın içinde yapıldı. Seçim yapmadık, bir bakıma o gün sandığa gidenler üzerinden kimlik sayımı yapmış olduk.
Siyaset&Toplum
1994 yılından itibaren Refah Partisi bir açılıma gitti, muhafazakâr entelektüeller üstünden yeni bir sosyal sermaye kapasitesiyle üretilen yeni siyaset ve örgütlenme biçimi, bu periferideki mahalleleri ve oralardaki ilişki biçimlerini esas aldı. Ak Parti de daha sonra bu mirası ileriye taşıdı. 2002'nin Ak Parti’sine atfedilen güçlü örgüt kapasitesini o kurmamıştı, aksine, Ak Parti 1980’lerden 2000'lere kadarki 20 yılda kentlerin yeni mahallelerinde yeşermiş yeni ilişki ve dayanışma örgütlerinin sonucuydu. Oy oranından bağımsız olarak Ak Parti, daha başlarken gündelik hayatin kılcal damarlarinda var olarak ve ondan beslenerek başlamıştı.
Siyaset&Toplum
Tıkanan İktidar, Tıkanan Türkiye
Türkiye’deki eskilik/yenilik geriliminin fay hatlarından biri devletin rolüyse, ikinci bir siyasi fay hattı da küresellik, evrensellik meselesi. Ak Parti'nin yerli-milli kodlaması, o yüzden bu fay hattında bir pozisyonu ima ediyor. 80'li, 90'l yıllarda küreselleşme, teknolojik sıçrama, bu dinamikler üzerinden ulusal ve siyasal sınırların zayıflamasıyla sonuçlandı; ulusal devletin gücünün bir kısmı yerel güçlere, bir kısmıysa Avrupa Birliği, Dünya Sağlık Örgütü gibi ulus ötesi organizasyonlara, güçlere doğru kaydı. İlginç olan, küreselleşme üzerinden bakıldığında, sözde devlete muhalif gibi görünen ya da toplumun içindeki muhalif damarı temsil eden solun bile meseleye küreselleşme karşıtlığı ve yerellik/yerlilik üzerinden bakmış olması. Bu bakımdan yerellik/evrensellik gerilimi, Türkiye'de önemli bir siyasal fay hattı olmaya devam ediyor. Çünkü Türkiye'de sol da sağ da -ister "yerlilik, millilik" desin ister "yerellik" - özü itibarıyla evrensel bakış konusunda eksik kalıyor. Halbuki toplum üzerinden baktığımız zaman Türkiye toplumu Batı’yı kutup alıyor, kendisini hiçbir zaman "Doğulu" olarak görmediği/görmek istemediği gibi, "muasır medeniyet"i de Batı’nın temsil ettiğini düşünüyor. Bu bakımdan toplumun genelinin dini inancı güçlü olsa da, "İslam dünyasının lideri olmak" veya "İslam coğrafyasına ait bir Türkiye" gibi bir duygu ve algısı hiç olmamış.
Sayfa 65
Siyaset&Toplum
Osmanlı Meclis-i Meb'usanında Ermeni Temsilciler
"Osmanlı Anayasa (Meşrûtiyet) Devrimi mükemmel değildi. Müslümanlar birkaç gün içinde, yüzyıllardır süregelen egemenliklerini yadsıyamazlardı. Onların arasında bizim gibi gerçek özgürlükçüler pek azdır ve hemen hemen hepsi o partiye (İttihat ve Terakki’ye) bağlıdır ve bizim destegimize ihtiyaçları vardır. O partinin kusurlarını benden fazla hiç kimse eleştirmemiştir. Ama bizim işbirliği edebileceğimiz daha bir liberali var mı?"
Zohrab Efendi·Kitabı okudu
Siyaset&Toplum

Furkan Enes Eğlence

, bir kitap okudu
Puan vermedi·272 syf.·
2025 6. kitabı