"On yıldır okuduğu bütün kitapları, tuttuğu sandıklar dolusu notu, çizdiği bütün planları avludaki maden eritme fırınında yaktı.... bataryaları dinamoları kondansatörleri ve silahlarıyla yılan, bütün bu aksamın hesapları ve katsayılarıyla yalnızca ve yalnızca onun kafasındaydı. Evet, o artık güçsüz biri değildi. Kafasında bir canavar vardı. Yılan artık onun bir parçasıydı. Fakat yılandan başka hiçbir şeyin olmadığı bu beyinde, pısırık delikanlının kendisi de yoktu. Bu yüzden canavarın onun bir parçası olmadığını, tam tersine, kendisinin canavara ait bir parça olduğunu bilemezdi.
Sayfa 136 - Bazı kelimeler bağlam dışında anlaşılmadığından değiştirilmiştir.