"Yüzlercesi bir araya toplanmış bu solgun yüzlü, ürkek bakışlı yetimleri ilk kez gördüğümde, -insanüstü bir gayret gösterdiğim halde- onların ne kadar büyük bir felaket yaşadıklarını kavrayamadım ve bugün hala kavrayabilmiş degilim. Kimi ayrıntılar, özel görüntüler, kuşkusuz aklıma geliyor; ne var ki, bu çocuklardan her birinin temsil ettiği o kanlı ve sonsuz tarihin toplamını hesaplamayı başaramıyorum. Uzunca bir süre her biriyle tek tek ilgilenmeye gücüm yetmedi. Tek algıladığım şey, daha henüz çocuksu, daha henüz şaşkın, ne olup bittiğini henüz anlayamamış bu bakışların ifade ettiği trajik, mahcup, kararsız, tanımsız haykırıştı. Bu kan banyosu, akıtılmış kanlarla çoğalan bu kan seli, delirtilmiş, ateş ile bıçak arasına sıkıştırılmış bir insanlığın yaşadığı bu umutsuzluk; bütün bunlar hayal gücümü aşıyordu ve sanıyorum kim olursa olsun herkes için böyleydi bu."
FELAKET DERECEDE DİŞ AĞRISI
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Her şey geçer, her şey unutulur. Kendini bir felaketin içinde kaybetmenin mânâsı yoktur. Sabahattin Ali
Ben bu yasta bu kadar eksilmemeliydim. Içimde hâlâ hayata inanmak isteyen bir taraf varken, hayat benden en güzel hislerimi aldi. Benim payima biraz nese, biraz huzur, biraz da düsünmeden yasayabildigim günler düsmeliydi. Ama nedense hayat hep en ihtiyaç duydugum seyleri benden uzaklastirdi. Önce içimdeki heyecani söndürdü, sonra bir gün her sey düzelir diye kurdugum hayalleri sessizce elimden aldi. Simdi aynaya baktigimda gençligini yasamaktan çok, tasimaya çalisan birini görüyorum. Öyle bir yere geldim ki artik "olsun" diyorum her seye; ama kimse bilmiyor, insan bazen en çok hiçbir sey diyemeyecek kadar kinilinca susuyor.
Dedim felaket felaket...
Müzik
sonu ters köşe // sürpriz sonlu değişik filmler `ölümcül oyunlar` (funny games, 1997/2007) bir aile tatil evine gelir ama kapılarını çalan iki gençle her şey tersine döner. seyirciyle dalga geçen, rahatsız edici ve ters köşe. `buried` – toprak altında (2010) bir adam tabutta uyanır. tüm film bu tabutta geçer ama finali nefes keser. `exam` – sınav (2009) bir şirkette işe girmek isteyen 8 kişi, çok ilginç bir sınava tabi tutulur. sonunda neyin sınavı olduğunu anladığında şaşırırsın. `the vanishing` (spoorloos, 1988 – hollanda) bir kadının gizemli şekilde kaybolmasıyla başlayan hikâye, finalde sert ve beklenmedik bir sona ulaşır. `the invitation `– davet (2015) bir adam eski karısının evindeki akşam yemeğine katılır. davet neden yapılmış? finalde her şey değişir. `perfect blue` (1997 – japonya, anime) bir pop yıldızı oyunculuğa geçerken gerçeklik ve kurgu birbirine karışır. psikolojik olarak beyin yakan bir film. `the autopsy of jane doe` – jane doe'nun otopsisi (2016) bir baba-oğul adli tıp uzmanı, genç bir kızın cesedini incelerken doğaüstü olaylarla karşılaşır. finali hem korkutur hem şaşırtır.