Geçtiğimiz haftalarda, bir pazartesi günü, Tünel'de, Tank Zafer
Turtaya Kültür Merkezi'nde, bir söyleşi yapılmıştır.
Oruç Aruoba ile Hulki Aktunç, "şiir ve felsefe1' üzerine konuşmuşlardır.
Aruoba, felsefe ile şiirin yakınlığını, Aktunç ise uzaklığını
söz konusu eder.
Aktunç'a göre, temel ayrılık, felsefenin dizgeli, sistemli olma zorunluğu
ile şiirin bu anlamdaki zorunsuzluğudur. Aktunç, düşüncesini
pekiştirmek için, biri Alman filozofu Kant, öbürü de Arjantin'li
yazar Borges'le ilgili iki öykü anlatır. İkisinin dekoru da sokaktır.
Aldı Aktunç bakalım ne söyledi:
- Kant sokaktan geçerken, tüm dükkân sahipleri saatlerini ayarlarmış
: "Oooo, Bay Kant geçiyor. Demek saat 10 oldu.'1 Bir de Borges'e
göz atalım... Bir gazeteci, sokakta aheste, beste yürümekte
olan Arjantin'liye coşkuyla koşar ve "Yanılmıyorsam siz, Jorge
Luis Borges'siniz değil mi?" der. Borges'in yanıtı tek sözcüktür
" Kimi zaman öyle." İşte filozofla şairin, felsefeyle şiirin ayrılığı hurdadır.