9/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2026 75. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 04:01
Herkese Merhaba Bugün sizlere Orkun Galolar kaleminden Zaten O Şarkıyı Ben Sana Yazmadım kitabının yorumu ile geldim Nisan ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 162 sayfalık bir kitap •Sonunda kavuştuk. Kitaplığımdaki en özel yeri çoktan aldı bile ama okurken hissettirdiklerini nereye koyacağımı inan hiç bilmiyorum. Öyle bir aşk kırıklığı ki bu, insanı bildiği her şeyden, hatta bazen insan sevmekten bile soğutuyor. •Aslında benim hayat felsefem nettir: Gelenler geldiği gibi gider, yaşanır ve biter. Ama Umut’un dünyasına girdiğinizde işler hiç de öyle yaşandı ve bitti kolaylığında ilerlemiyor. •Hikâye, Umut ve Elif’in aile dostu olarak başlayan, 15 yıla dayanan o köklü ve sarsıcı geçmişiyle açılıyor. Çocukluk yıllarında Muğla’dan İzmir’e uzanan o karlı yılbaşı sabahlarında filizlenen duygular, teknolojik imkanların kısıtlı olduğu o dönemde sayfalarca süren mektuplarla beslenmiş. Umut, Elif’i zihninde öyle bir yere koyuyor ki; onu kitap kokularıyla, masumiyetle ve ulaşılmazlıkla özdeşleştiriyor. "Ama gerçekler, zihnimizdeki o idealize edilmiş tablolardan çok daha sert." •Elif, dışarıdan bakıldığında savcı kızı ama içeride babasının bitmek bilmeyen beklentileri, evdeki alkol ve şiddet sarmalında ruhu paramparça olmuş bir kadın. Babasının Boğaziçi hayallerini gerçekleştiremeyince yaşadığı o büyük hayal kırıklığı, onu Ankara’da çok yanlış limanlara sürüklüyor. •Umut ise tam 15 yıl sabırla, sadakatle, sadece Elif’in ona izin verdiği kadar severek bekliyor. Ankara’daki bu yabancılaşmış Elif’i gördüğünde, aslında yıllardır sevdiği kişinin karşısında duran bu kadın olmadığını fark ediyor. Sonunda öyle bir an geliyor ki, o meşhur yüzleşmede her şey dökülüyor: "Ben seni değil, seni sevme fikrini sevmişim." •Orkun hocamızın üslubu çok samimi ve gündelik. Eğer siz de keşkelerin ağırlığını seviyorsanız,
Zaten O Şarkıyı Ben Sana YazmadımOrkun Galolar · İnkılâp Kitabevi · 202663 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 1. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 02:58
Çok uzun süre sonra bir kitabı bitirmenin üzüntüsü var. Okunmalı okutulmalı “yardım etmek üzere uzandığınız her el, kendi elinizdir “ bu da brnim hayat felsefem bundan sonra .
Duygu ve Düşünce
Omuzlarımda DünyaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20242,010 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·144 syf.··
2026 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 12:45
Belki Derdimize Bir Çiçek ya da bir dut ağacı.. Yüreğinize sağlık dilinize sohbetinize sağlık. Gerçekten bana ilaç gibi geldi. ‘ Allah’ a dayan, sa’ye sarıl, hikmete ram ol!! Bundan sonra hayat felsefem olur inşallah. En umutsuz olduğum anlarda elimin altında olmasını isteyeceğim bir kitap oldu. Sen yarini bihaber mi sandın, yoksa seni terkeder mi sandın? Bizi hiç terketme Alllahım lütfun da hoş lütfunda hoş..
Belki Derdimize Çare Bir ÇiçekM. Kemal Sayar · TK Kitap · 2025958 okunma
Hassasiyet Uyarısı
10/10
·64 syf.·
2026 20. kitabı
Beşir Fuad'ın intiharı üzerine Ahmet Mithat Efendi tarafından yazılan bu eser üzerine konuşmak isterim. Ahmet Mithat Efendi kendi yorumları ile onun intiharını ele alarak 1887 zamanını anlatır. Başta A0 Türkçeye sahip olduğum için dilini anlamakta zorluk çektim. Daha sonra Ahmet Mithat Efendi'ye gönderdiği mektuplardan sonra anlamaya başladım. Beşir Fuad; Askeri bir alanda iken bırakıp yazarlığa girmiştir. Kendisi bir çok dili bildiği için Fransız, İngiliz yazarları, düşünürlerin eserlerini Osmanlı himayesine katmış. Felsefe ve bilime ilgi duyan biridir. Materyalizim in etkisinde olduğu için kendi bedenini de bilim için adamak istemiştir. Diyor ki; Şairler söz ile pek çok kahramanlık satarlar, fakat fiiliyata gelince böyle bir metanet göstereceklerinden pek emin değilim, çünkü şu intihar beyne bir tabanca sıkmak, kendini asmak veya suya atılmak gibi değildir. Onlara bir kere teşebbüs edilince onu menetmek tercihi elden gider. Yani intihar çoğu yazara güzelleme gibi gelse de teşebbüs etmek onlar için zordur. Aklıma Sadık Hidayet geliyor tabii böyle bir paragrafı okuduktan sonra. Ahmet Mithat Efendi onun intiharının aslındaki olayları anlatarak, dünyada yaşanacak şeyler olduğunu, materyalizim'in kendini körelttiğini ve bu yüzden gençlerin hayatına son vermesinin yanlış olduğunu vurgular. Sadece İslam için değil Hristiyanlıkta bile bunun doğru olmadığını, yaratıcının (ALLAH C.C) insanlara belirli yaşama fıtratı verdiğini ve bunu boşa harcamanın insan için iyi olmayacak ölçüde belirsizlik içinde yaşamasını tetiklediğini anlatır. İnsan niçin kendisine kıyar? Bir belaya uğradığı için mi? Uğradığı bela, ölüm belasından daha büyük göründüğü için hafifini tercih ediyor ki ölümünü erkene almak istiyor? Aslında insan methanetli olmalı. Yaşama inancını kaybettikten sonra ölüm ile kesin bir şekilde yargıya varmamalı. Ahmet Mithat Efendi
İnceleme
Beşir FuatAhmet Mithat Efendi · Kapra Yayıncılık · 2021229 okunma
Mutlu Yaşam Üzerine
8/10
·77 syf.··
2026 1. kitabı
Seneca için mutluluk kavramını bir çeşit "sürekli karakter optimizasyonu" gibi anlıyorum. Mutluluk, bir durumdan ziyade bu maksatla akma hali. Duyumsadığı her etki için vereceği tepkiyi bir iç muhakeme sürecinden geçirdikten sonra muhasebesini yapıp doğaya salıyor. Doğada yarattığı değişikliğin sonuçlarından da ders çıkarıp sonraki düşünce ve davranışlarını daha az hatalı hale getirmek istiyor. Bu kaygıyla ve kontrolle hareket ederken hazdan ve acıdan uzaklaşarak bunları kendi nezdinde alt bir mertebeye koyuyor. Kavramların kendi erdemine birer hizmetkar gibi davranmasını sağlamaya çalıştığı için ölçülü bir etki-tepki mekanizması kurguluyor. Harici bir kaynaktan gelen girdinin dahili bir kaynaktan, yani özden gelen bir girdiye göre insan hayatına daha az etki etmesi gerektiğini savunarak; mutluluğun, kontrol edemediği oluşumlardan gelemeyeceğine kanaat getirip bir iç yolculuk düşlüyor. Bu süreçte harici kavramları birer hizmetkar gibi kullanabilmenin yolunun, gürültü kavramının sinsi formlarını yakalayarak dışlamayı becerebilmekten geçtiğini düşünüyor. Bu davranış da bizi her konuda ölçülü olmaya itiyor. Böyle olmaya özen gösterirken "ezik" olarak görülmemek ve insan ilişkilerinde yenilmemek adına uygun bir doz bulmanın ölçülülüğe dinamik bir şekilde baktığını düşünebiliriz. Yani bu kavram ayarlanabilir bir mekanizma olmalı. Erdem için oluşturduğu bu mekanizmayla yaşarken talihi ve hazzı tamamen reddetmeyip bunları "ekin için biçilen bir tarlada bazı çiçeklerin filizlenmesi"ne benzetmesi, bir keşiş yaşamından ziyade realiteyle daha iç içe olduğunu da gösteriyor. Bu girdilerin bir nevi değerlemesini yapıp dizginleyerek bir iç güncelleme yaşıyor. Şimdiye dek Seneca'nın tarzını anladığım ölçüde tanıtmaya çalıştım. Benim felsefem kendisinden biraz ayrışıyor. Ölçülülük
Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı ÜzerineSeneca · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,5bin okunma
1/10
·128 syf.··
2026 168. kitabı
·
72 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 15:14
Temel felsefem ve yaşam gayem sadakattir. Narsist ve sadakatsiz bir karakterle başlayan bir eserin bana yarardan çok zararı olacağı için yarım bırakmamı hak etti
Duygu ve Düşünce
Şeytanın ÇırağıŞiro Hamao · İthaki Yayınları · 20249,8bin okunma