Sırf çetesine gireyim diye dövmek zorunda kalmıştım Turgay'ı. Yine de almamıştı beni çetesine, maç yaptırıp en çok golü atanı alacağım demişti; 7-2 biten maçta 9 golü de ben atmıştım, yine de almamıştı beni çetesine. Neymiş, karşı takımın güçlü olduğunu anlayınca kendi kaleme 7 gol atmışım.
"Kitap alacaz biz!"
"Özellikle aradığınız bir şey var mı?"
"Yoo... Allah ne verdiyse artık."
"Tevrat, Zebur, İncil, Kuran. Hepsini Allah verdi. Hangisini vereyim? Kuran diğerlerine nazaran oldukça yeni."
Annemle takılmak çok akıl kârı değildi. Evde beni ne zaman boş otururken yakalasa bir iş öğretmeye kalkıyordu. Merdaneli çamaşır makinesinde çamaşır yıkamayı öğretmeyi denedi, olmadı, yemek yapmayı öğretmeye koyuldu. Hepsini bile bile beceremiyormuş gibi yapıyordum. Es kaza elimin yatkın olduğunu öğrense o işleri bana kitleyecek, ben o işleri yaparken çardakta arkadaşlarıyla çay kahve muhabbete girecekti. Öğretmeye çalıştığı şeyleri beceremeyince,"Hep kız istedim, erkek oldu. Vardır her şerde bir hayır, isyan etmiyorum. Seni de sanki evladımmışsın gibi bağrıma basıyorum." deyip duruyordu.