F. Emre Vural

F. Emre Vural
Herkes kendi manşetinde satır arası. Sonuçta kitap değiliz, yaşarken anlaşılmaya ihtiyacımız var. Öldükten sonra bir anlamı kalmıyor, değil mi?
KADIN MESELESİ
Dedem, ezeli rakibimiz Rusya'nın nasıl olup da bu kadar ilerlediğini ve bizi geri bıraktığını anlamak için eniştesini Rusya'ya göndermişti. Halil Paşa, Rusya dönüşü Padişah'a bir rapor sunmuş ve en büyük farkın kadın meselesinde olduğunu açıkça anlatmıştı. "Avrupa'da, Rusya'da kadın bir kıymettir ve hayatın içindedir. Erkeklerle birlikte milleti oluşturuyorlar. Bizde ise kadın kafes arkasındadır. Yani biz yarım bir nüfusa sahibiz. En önce halletmemiz gereken konu budur,” diyordu.
Sayfa 231 - İnkılâp·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Abdülhamid ve arkeoloji
Sultan'ın müzik ve marangozluğa çok önem verdiğini biliyordu ama nedense muazzam tarihi eserler hiç ilgisini çekmiyordu. Koskoca antik Bergama'yı ve diğer kalıntıları Almanlara hediye etmekten çekinmemişti. Kazı izni isteyen yabancılara, altın, mücevher çıkarsa benim ama taşları götürün dediği için Avrupa ülkelerine vagon vagon tarihi eser gitmişti. Antik kentler, Zeus tapınakları, altarlar, Pergamon, Truva, Afrodisias, heykeller adeta yağmalanmıştı. MusulKerkük neftlerinin giderek artan ve artacak olan öneminin farkındaydı. Bu yüzden, neft bölgelerinin kendi devletinin mülkü olması ile yetinmeyerek oraları şahsi malı haline getirmişti. Ne var ki Roma, İyonya, Karya, Frigya ve daha nice üst üste yığılmış medeniyetin başyapıtlarını zenginlik olarak görmüyordu. Atası Fatih Mehmed Han, Homeros okuyarak etkilendiği Truva'ya Hektor ve Aşil'in mezarlarını bulmaya gitmişti ama torunlarının pek azında bu tarih bilinci vardı. Sultan Hamid de onlardan biriydi işte.
Sayfa 228 - İnkılâp·Kitabı okudu
İkbal ve İdam
Beni tahttan indirdiler Beş çifteye bindirdiler, Topkapı'ya gönderdiler, Uyan Sultan Aziz uyan, Kan ağlıyor bütün cihan İşte ikbal ve idam bu kadar yakındır birbirine. İktidar ölüm getirir, mutlak iktidar ise mutlak ölüm getirir. Hele bizim coğrafyada.
Sayfa 223 - İnkılâp·Kitabı okudu
Gavur topraklarına basmamak
Ama şimdi size işin başka bir tarafını açıklamak zorundayım. Belki... belki değil mutlaka tuhaf gelecek size. Amcam Dar-ül harp ülkelerine ayak basan ilk sultan olmak istemiyordu. Hiç niyeti yoktu böyle bir şeye. Ama Balkanlar, Mısır, Girit gibi birçok Osmanlı eyaletinde huzursuzluklar artmış, bağımsızlık mücadeleleri baş göstermişti. Üstelik bu kargaşanın büyük devletler tarafından tahrik edildiği konusunda da güvenilir istihbarat geliyordu. Bu durumda III. Napolyon'un davetini bahane ederek Fransa'ya, İngiltere'ye gidip onlarla yeni anlaşmalar yapmak, bu büyük devletlerden Rusya'nın aleyhteki faaliyetlerini durdurmalarını istemek çok mantıklydi. Ne var ki her işe burnunu sokan ve her konuda ahkâm kesen ulema takımı Al-Osman sultanının ayağı Darü'l harp toprağına basamaz diye tutturmuştu. Halkın yanlış yönde etkilenmemesi için bu engelin aşılması gerekiyordu. Sonunda kurnaz saray mabeyincileri bir çözüm üretti. Padişah'ın ayakkabılarının, çizmelerinin altına ayrı bir bölüm yapıldı ve İstanbul toprağıyla dolduruldu. Böylece koskoca ülke büyük bir sorundan kurtulmuş oldu. Padişah gâvur toprağına ayak basmayacaktı. Ayağının altında hep Osmanlı toprağı olacakti. Murad'la ben bu saçmalığa sadece gülüyorduk. Nelerle uğraşıyorlardı!
Sayfa 217 - İnkılâp·Kitabı okudu
Kılıç
Tahtın üstünde kılıçlar dikine duruyordu ve herkesin bildiği gibi kılıçla her şey yapılır ama üstünde oturulmazdı
Sayfa 215 - İnkılâp·Kitabı okudu