Kusura bakmayın Sayın Ziyaretçi(ler) ama Stalinist dedikleriniz siz karşıtları kadar Stalin’le yatıp Stalin’le kalkmıyorlardır herhalde. Bu o kadar kötü bir şey değil bence ama keşke bir de karşınızdakini dinleme, hakaret etmeden tartışabilme meziyetiniz olsa! Daha baştan olumsuz tutumunuz bir tartışma isteği bırakmıyor ki insanda beklediğiniz gibi susmayıp yanıt versin insanlar size... Öte yandan, bir çırpıda öyle çok konuda öyle çok laf söylüyor, ortalığı öyle bulandırıyorsunuz ki, yanıt vermek gene zorlaşıyor. Ele aldığınız tüm konulara aynı yorumda hakkıyla değinmek mümkün değil benim için ama bir kez daha iletişimi deneyelim.
*
Tarihi nasıl okuyorsunuz diye sormuşsunuz madem, kısaca söyleyeyim: Ben “büyük insanlar” üzerine kurulu tarih anlayışına güvenmem, tarihte karşımıza çıkan kişiler yalnızca bireysel özellikleriyle beni pek cezbetmiyor. İnsan her daim belli somut toplumsal ve tarihsel koşullar içinde belirmiş bir varlıktır, toplumsal ilişkilerinden onu soyutlamak doğru değil. Bu yüzden,“büyük lider Stalin” miti de “hain Stalin” miti kadar değersiz bana göre. Stalin için kullandığınız sıfatlar da yalnız başına bir şey ifade etmiyor. Eğer geçmişi, bugünü aydınlatmak için kullanmak istiyorsanız, önce “öyle” olup olmadığını, sonra da neden “öyle” olduğunu kişilerin bireysel özelliklerinden bağımsız olarak da açıklayabilmeniz gerekiyor.
*
Şimdi ben sizin yerinizde olsam ve böyle bir haber okusam, ilk önce aklıma, Sovyet ekonomisinin savaştan önceki ve savaşın büyük yıkımından sonraki durumunu araştırmak, bu ekonomide gelir dağılımını incelemek, üretimin yapısı hakkında doğru bilgi edinmek, emekçilerin gelirden aldıkları payı, gelir, ücret eşitsizliği olup olmadığını verileriyle öğrenmek, bir de bunları gelişmiş kapitalist ülkelerle karşılaştırmak, daha özü