8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 92. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 15:36
Lou Andreas-Salome adını və onun Nitsşe, Rilke, Freyd kimi dahilərin həyatında necə dərin izlər qoyduğunu bu kitabı araşdırarkən öyrəndim. Müəllifin öz fəlsəfi təfəkkürünü və qadın azadlığına baxışını anlamaq üçün "Feniçka" əla bir başlanğıcdır. Cəmi 80 səhifəlik qısa bir povest olmasına baxmayaraq, arxasında böyük bir dövrün sosioloji və psixoloji yükünü daşıyır. Kitabla bağlı ilk təəssüratım bir az enişli-yoxuşlu oldu. Açığı, ilk 15-20 səhifədə cümlələrin uzunluğu, fəlsəfi ağırlığı və o dövrün üslubuna uyğun edilən ağır tərcümə dili məni bir az yordu. Hətta bir anlıq mətni anlamaqda çətinlik çəkdiyimi hiss etdim. Lakin kitabı yarımçıq qoymayıb ortalarına doğru irəlilədikcə, yazıçının dilinə alışdım və əsər öz axıcılığını tapdı. Gələk baş qəhrəmanımız Feniçkaya... Kitabı bitirəndə anladım ki, Feniçka cəmiyyətin idealizə etdiyi, qüsursuz və tamamilə "güclü" bir qəhrəman değil. O, sadəcə öz dövrünün qadın qəliblərindən (mütləq evlilik, ailə, cəmiyyətin gözləntiləri) kənara çıxa bilmiş, fərqli bir qadındır. Digərləri kimi olmaması onu zahirən güclü göstərsə də, daxilində hamımız kimi qorxuları, tərəddüdləri və ziddiyyətləri var. Müəllifin bu xarakteri mükəmməl deyil, məhz qorxuları ilə bərabər mübarizə aparan real bir insan kimi təsvir etməsi əsəri daha səmimi edir. Əslində Salomenin bu əsərdə öz həyatından, xüsusilə Nitsşenin evlilik təklifini rədd edib azadlığı seçdiyi o gənclik illərindən ilhamlandığını öyrəndiyim üçün, kitabın sonundakı qərarlar və daxili çəkişmələr oxucuya daha çox təsir edir. Müəllifin real həyatı ilə əsər arasındakı bu paralellik kitabı mənim üçün daha da maraqlı etdi. Yekun olaraq: İlk başda dili ilə sizi bir az sınağa çəksə də, fərqli olmaqla güclü olmaq arasındakı o incə cizgini görmək, bir qadının fərdi azadlıq axtarışına şahidlik
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Kızıl Panda · 20239,5bin okunma
10/10
·70 syf.··
2026 5. kitabı
Feniçka'da anlatılmak istenen şeyin uzun süre etkisinde kaldım. Feniçka ve ilişkileri üzerine düşündüm. Bizzat ben hayatta ne istiyorum istediğimi sandığım şeyleri istiyor muyum? Bana ait olmayan düşüncelerim, aslında beni mutlu etmeyecek hayallerim başkaları ne düşünür diye hareketlerim üzerinde kontrolüm mü var? Feniçka'da aşkı masaya yatırıyor ve adeta açık ameliyat ediyoruz. Kadınların daha yeni yeni üniversitelere girdiği bir dönemde bu erkek egemen alanlarda kendine bir yer edinmeye çalışan ve bu sırada toplumdaki yeri, ilişkileri ve kadınlığı üzerinden pek çok kimlik çatışması yaşayan Feniçka'yı okuyoruz. Çok yakın zamana kadar kadınların evlilik dışında hayatta ilerleyebileceği hiçbir yol yoktu. Ya doğduğu evde yaşar ve ölür ya da evlenir ve kocasının evine geçerdi. Ya birinin kızı/kardeşi ya da birinin karısı olacaktı. Kadın için biçilen geleneksel bir hayat ve bu hayata sahip olabilmesi için nasıl davranması neyi yapması neyi yapmaması gerektiğini söyleyen katı kurallar vardı. Var olmak, kadın olmak; olman söylendiği gibi olmaktan geçiyordu. İnsan hakları konusundaki gelişmelerle bu durum biraz değişmeye başladı. Kadınlar daha ileri seviyede eğitim alabilmeye daha çok çalışma hayatında olmaya başladı. Erkeklerle aynı şeyleri öğrenip aynı yerlerde çalışabildikçe geleneksel roller dışında farklı yollar da oluştu. Ancak toplumsal normlar ve bir kadından beklenenlerin değişmesi için daha hala zaman vardı. Kitap da bu kırılma döneminde geçiyor. Feniçka'da üniversitelerdeki erkeklerle dolu sınıflarda okuyarak mezun oluyor. Daha çok erkeklerle arkadaşlıklar ediyor kimisiyle romantik ilişkiler yaşıyor. Ve onu kendine has yapan bir özelliği var o da hayatını kimin ne düşüneceğini düşünerek yaşamıyor. Daha da önemlisi düşüncelerinde de kendine kalıp yargılardan
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·74 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Kısacık bir kitap ama insanda bıraktığı etki sayfa sayısından çok daha büyük. ​Kitapta en çok sevdiğim şey kesinlikle Feniçka karakteri oldu. Toplumun 'kadın şöyle davranmalı, sınırları bu olmalı' gibi dayatmalarına hiç aldırış etmeyen, kendi doğrularıyla yaşayan çok özgür ve güçlü bir ruh. Onun bu bağımsız tavrı karşısında Max karakterinin yaşadığı o şaşkınlık, hayranlık ve bocalama hallerini okumak çok keyifliydi. Yazar, kadın-erkek ilişkilerindeki o görünmez çekişmeleri, dostlukla aşk arasındaki incecik çizgiyi o kadar sade ve gerçekçi bir dille anlatmış ki. ​İnsan psikolojisini yoran değil, aksine su gibi akıp giden bir dili var.
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Özgürlük Yolculuğu
Puan vermedi·70 syf.··
2026 1. kitabı
Lou Andreas-Salomé’den okuduğum ilk eser olan Feniçka, yoğun bir psikolojik derinliğe sahip. Kitap 19. yüzyıl sonunda Paris ve Zürih gibi şehirlerde eğitim görmüş, entelektüel derinliği olan, felsefe ile uğraşan bir kadın-Feniçka’nın; kendi kimliği ile toplumsal beklentiler arasındakı sert çatışmayı konu alıyor. Aslında kadının özgürleşmesi, sadece sosyal hak ibaret değil, her şeyden önce "içsel bir varoluş" meselesidir. Feniçka; erkeğin bakış açısında şekillenen bir figür olmayı redderek kendi zihinsel ve ruhsal bütünlüğünü koruma mücadelesi veren her kadının aynası gibi. Kendini gerçekleştirmek isteyen, kendi zihnine sahip çıkmayı hedefleyen tüm kadınların bu kitabı okumasını isterim. Her kadının kendi gücünü keşfetmesi dileğiyle... kesinlikle tavsiye ediyorum.
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Puan vermedi·70 syf.··
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 01:07
Feniçka, özgür ruhlu bir kadının hikâyesini anlatan kısa ve etkileyici bir roman. Feniçka, toplumun kadınlara dayattığı kalıplara uymayan, kendi yolunu çizen cesur bir karakterdir. Hikâye, psikolog Max Werner’in gözünden ilerler; Feniçka ile Max’in ilişkisi ve fikir çatışmaları üzerinden kadın‑erkek ilişkileri, önyargılar ve özgürlük temaları işlenir. Kitap, sadece romantik bir öykü değil; fikir ve diyalog odaklıdır. Max, başlangıçta kadınları stereotiplerle değerlendirirken, Feniçka’yı tanıdıkça bakış açısı değişir. Bu süreç, önyargıların kırılması ve bireysel özgürlüğün önemini gösterir. Lou Andreas‑Salomé’nin dili sade ve akıcıdır. Olay örgüsü basit, ama karakterlerin düşünceleri derin..
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
2/10
·64 syf.··
2026 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 13:41
Çok abartılan bir kişilik olduğu için heveslenerek iki kitabını okudum feniçka ve bu. Bu kadar vasat ve yavan bir okuma gerçekleştirmeyeli uzun zaman olmuştu. Abartan kişiliklerin Freud ve Nietzsche olduğu düşünülürse (sorunlu kendini ilah sanan kırılgan egolu erkekler) bu kadının da vasat olması şaşırılmaz. Feminist yazı denilemez, iki kitabı da 15-20 yaşlarında bir kızın günlük kaygıları. Salomé ile girl talk yapıyormuş gibi hissettim sadece. Dönemi göz önüne alınırsa da çığır açan bir yazı diyemeyiz. Thomas Hardy nin herhangi bir kitabı kadınlar hakkında daha feminist daha özgür düşüncelere sahip. Bkz. Adsız Sansız Bir Jude
ArayışlarLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma