“Büyük kuramlar geliştiriyoruz, ruhen uyumlu olmak istiyoruz, her şeyi kılı kırk yararcasına sınamak istiyoruz, ama sonunda başka hiçbir işarete bakmadan anın bahşettikleriyle seçiyoruz birbirimizi.”
Lou Andreas- Salomé' den Ruth' tan sonra okuduğum ikinci eser Feniçka.
Feniçka,Moskova’da doğmuş, küçük yaşlarda Güney Almanya’ya ve İsviçre’ye gitmiş, sonra burada üniversite eğitimine başlamış; ders vererek, her türden çeviriler yaparak azimle eğitimini sürdürmüş, sonrası üniversite eğitimini tamamlayarak kendini ait hissettiği Rusya'ya dönmüş ve öğretmen olarak hayatını kazanan bir karakterdir.
Eser bize ne anlatıyor?
Lou Andreas-Salomé modern anlamda “feminist” olarak tarif edilemese de, bağımsız ve özgürlükçü yaşamıyla kuşaklar boyu feministler için bir rol model oldu. Eserinde bağımsız, özgürlükçü kadın moledi idealize ediyor. Kendi özel yaşantısından kesitler görmek mevcut.
Eserde anlatıcı psikolog Max Werner, Feniçka üzerinde yol alarak tanıştıkları ilk an ve ayrıldıkları son ana kadarki süreçte cinsiyetsiz kız- arkadaşlık modeli arkadaşlıklarında kadınların varlığı, kimliği, eğitim, sosyal konum, aşk, evlilik vb konularda Feniçka ile tartışıyor .
Üniversite eğitimi alan, çokbilmiş her kadını itici bulan ve kadınların dünya ve ilişkilere ait bilgileri erkeklerden öğrenmesi gerektiğini düşünen Max Werner; güçlü, kişilikli, kararlı, Feniçka sayesinde o zamana kadar kadın dünyasına ait bilgi, bilgi, düşünce ve duygular alt üst olur. Kadını bağımsız özgür bir birey olarak kabul etmeyi öğrenir.
İncelemeyi eserden alıntı olarak paylaşmadığım , eserin içeriği hakkında fikir verecek bir kaç alıntı ile bitirmek istiyorum.
Max Werner:
“Aşk ve evlilik arasında böyle bir ayrım yapan bu parlak fikir aklıma gelmedi hiç. Eğer aşkından eminsen evlilik hayatının