"Sonra sınırsızlıkta yüzmekte olduğumu fark ettim. Bağırmaya çalıştım ama sesim çıkmadı. Korkuyordum. Korkum arzuya benziyordu; birden geri dönmek, daha önce bulunduğum yerlerde yeniden bulunmak, yürüdüğüm her sokakta yürümek, girdiğim her odaya yeniden girmek geldi içimden. Hepsini, her şeyi yeniden görmek istiyordum. Belleğimdeki Polaroidleri hızla karıştırarak hayatımı hatırlamaya çalıştım. “Şurası ne kadar güzelmiş! Ne kadar ilginç!” Fakat geri dönebilsem bile, böyle bir şey hayatta veya rüyalarda kusursuz biçimde mümkün olsa bile gerçekte anlamı olmayacağını biliyordum. Sonra çaresizce yalnız hissettim kendimi.”