Sahil kənarında etiraf
9/10
·196 syf.··
2026 13. kitabı
Həm hekayənin daha da dərinləşməsi, həm də obrazların hisslərinə nəzər salması məni olduqca şad etdi. Bu səbəbdən əslində qiymətim 4.5☆-dur. Lakin burda yarım bal vermək olmur, təəssüf ki. Obrazımız ölü bir bədənə keçən bir canlı olsa da, artıq insani dəyər və duyğuları anlamağa, iliklərində hiss etməyə başlayıb. Bunu son bölümdə görmək mümkündür. Yoshiki ilə danışanda sevgidən bəhs etməsi elə bunun ən böyük nümunəsidir. O bir hissə sahibdir ki, ona zərər verməkdən çəkinir və beləcə dağlara geri qayıtmaq istəyir. Biz də eynilə Hikaru kimi sevdiklərimiz üçün daha yaxşısı oldusun deyəv ya qorumaq məqsədli özümüzü uzaqlaşdırırıq. Bu nə qədər ağrılı bir prosses olsa da, bəzən edəcək başqa bir seçim şansı qalmır insanın əlində. -"An' I— well, being with you has been so much fun... I might just be subatitute fer Hikaru but— you've done so much fer me. I love you, Yoshiki. I don't know what this feelin' is, if it's romantic love or platonic love. But no matter what, that's how I feel."—Hikaru
光が死んだ夏 5 [Hikaru ga Shinda Natsu 5]Mokumokuren · 角川 [Kadokawa] · 202439 okunma
Uçurtma Avcısı
9/10
·375 syf.··
2026 20. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 23:25
Hasan bir hizmetkârın oğludur, Emir ise köşkte yaşayan bir çocuktur. Emir’le Hasan en çok uçurtma uçurmayı severler. Emir bazen onu, Hazar olduğu için aşağılar ama Hasan ona bir kere bile saygısızlık etmemiştir. Bir gün, sırf babasının gözüne girebilmek için uçurtma yarışmasına katılır ve kazanır. Ancak mavi uçurtma uçup gider. Hasan, “Ben alırım,” der ve peşinden koşar. Uçurtmanın daha önce zıt düştüğü Assef, elindeki uçurtmayı ister. “Ver, yoksa canın yanar,” der. Hasan ise “Vermeyeceğim, o Emir Han’ın,” deyince Hasan’ı döverler; bir de ona tecavüz ederler. Emir ise sadece bunları izlemektedir, gidip müdahale bile etmez. O günden sonra Hasan’dan kaçar, onu görmek istemez. Hasan’la arası sessizleşir ve bir gün ona, hırsızlık yaptığına dair iftira atar. Babası onu affettiğini söyler fakat her şeyden haberi olan Ali, yani Hasan’ın babası, gitmek istediklerini söyler ve giderler. Afganistan’da savaş patlak verince Emir ve babası da Amerika’ya yerleşir. Babası çok hastalanır ve ölür. Bir gün Rahim Han’la otururlar. Rahim Han, Hasan’ın başından geçenleri anlatır; evlendiğini ve bir çocuğu olduğunu söyler: Sohrab. Daha sonra Hasan’ın başından vurularak öldürüldüğünü öğreniriz. Çocuğu Amerikalı bir aileye verilmiştir. Emir ilk başta karşı çıkar: “Bu benim problemim değil,” der. Yine sorumluluktan kaçmaktadır, her zaman yaptığı gibi. Fakat Hasan’ın kardeşi olduğunu öğrenince “Tamam, gideceğim,” der. Gider, Hasan’ı bulur ve yine Assef’le karşılaşır. Evet, Sohrab’ın da başından kötü şeyler geçmiştir. Orada dövüşürler; Emir neredeyse ölecekken Sohrab sapanla vurur ve kaçarlar. Hastanede günlerce tedavi görür Emir. Daha sonra Sohrab’ı evlatlık edinmek istediğini, onu Amerika’ya götüreceğini söyler. Sohrab en başta kabul etmez; aslında kabul etmemek değil, sadece eski günlere
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Destana Dewrêşê Evdî û Edûlê
7/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 21:47
Va pirtûka dema min xwend ez bi taybetî çûme serdema dema Dewrêş û Edûlê evêndariya dest pê dike û zarokatiya herduyan û jîyan a bav û kalên wan bû. Pirtûk çanda koçeriyê, dûzena jîyan a çadira wê demê ku bi şert û mercan hatine hevdû nîşan dide. Her waha sîyaseta Osmanî ya ku li ser eşîrên Kurdan dimeşîne dide baş dide nîşan " le belê di gellek cîhan de zêde zêde dikeve hûrgulîyan ev jî carna dibê nivîskar herikbariyê ji dest bernede" û wekî dinê hogirtî ya ciwanên ebra milan û yên kurdan xwe bi germî û xwedê derketina hev û bi taybetî jî ya jina balkêş bû. Nivîskar di vê mijarê de li gorî min serkeftî bû. Pirtûk; di mijara xwendina kurdî de jî başe û gellek peyvên herêmî têde derbas dibin hewceye dema mirov xwend, nîşe(not) bigire ji ber ku ramanê mirov ên Peyvan xurt dike. Qehremanê pirtûk ê Derwêş; bi jêhatîbûna xwe gellek di pêş deye û pir jî zîrek e. Evîndariya Derwêş û Edûlê bi rastî dema min pirtûka wegera tirkî xwend min hewqas kelecan nedigirt û wê pirtûkê gellek deran jî çewt hatibû wergerandin. Bi kurtasî pirtûk gellek xweş bû û ez jê pir peyv jî fer bûm. Hewceye her ciwaneke kurt bixwîne.
Kurdî
Dewrêşê Evdî kulîlka bilbizêk û rimEyüp Kıran · Nubihar · 059 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
"Heba etme bir günü ey canan Bir gün bir ömürlük uzundur. Dara atma fer ömrümü ey canan Bir ömür bir günlük uzundur" Burhan Sönmez'in Taş ve Gölge'si yazarla ilk tanışma romanın oldu. Daha kitap bitmeden öyle çok sevdim ki canım Selda'ya ( Selda aslan balcı) bu yılki külliyat okumalarımızın yazarlarından yapmalıyız dedim. Sağolsun o da beni kırmadı. Kitap bitince de iyi ki dedim, doğru yoldayım bence. Burhan Sönmez ne yazsa okunur, #Taşvegölge kalbimden vurdu. İç içe geçmiş bir kurgu ve zaman sıçramaları ile yıllar arasında geziniyoruz. Ustaca kaleme alındığı için bu sıçramalar hiç karışmıyor aksine romanı tekdüzelikten çıkartığı için hoş bir ritim katıyor. Etkileyici bir aşk kurgusuna, sarsıcı farklı yaşamlara sahip karakterkeri harmanlayan yazar zamanının olaylarına dikkat çekerek de kitaba derinlik katmış. Yer yer okuduğumuz tarihi bilgiler ise romanın değerini bir kat daha arttırıyor. Ayrıca Doğu masalları, efsaneler ile de süslenen kitap modern bir dil ile tadına doyulmaz bir şölen sunuyor. Daha ne olsun. Avdo Usta mezar taşı ustasıdır. Çocukluğunun peşinden diyar diyar, dilden dile dolaşırken yabancı olarak vardığı köyde aradığı kelimeyi bulur. "Elif". Aşkı ile savrulan Avdo'nun yolu, ona sığınan minicik bir kız Reyhan'a varacaktır. Kitap bittiğinde ölüm ve yaşam kavramından, bu topraklarda varoluşa uzanan çok yönlü bir düşünce sizi alıyor. Canım Avdo seni çok sevdim... Yalnızca Avdo ustayı tanımak için bile bu kitap okunmalı.
Taş ve GölgeBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 2021948 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2025 30. kitabı
Kitap Topçu üstadın muhtelif yerlerdeki konuşma ve konferanslarını anlatıyor. Konuşmalar hem bir ders niteliği taşırken ayrıca Türk evladına da ayrı ayrı vazifeler yüklemekte. Bir çırpıda okunacak ufak hacminin yanında, ruhumuza fer olan satırlardan oluşan, İstanbul un fethine, gönüllerin fethine, Fatihe bambaşka perspektiften bakmayı sağlayan, günümüze ışık tutan bir içerik olmuş. Tavsiye ederim .
Büyük FetihNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2013991 okunma
10/10
·224 syf.··
2025 3. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2025 16:11
Nazan Bekiroğlu’nun Yusuf ile Züleyha’sını okumak; kelimelerden örülmüş bir sarayın dehlizlerinde, elimde sadece kalbimin feneriyle yürümek gibiydi. Yazar, kadim bir kıssayı sadece anlatmıyor; sanki o mühürlü sandığı bin yıl sonra yeniden açıyor ve içinden sızan rayihayı günümüzün yorgun ruhlarına üflüyor. Bu kitap bir roman değil; bir iç döküş, bir yanış ve nihayetinde bir varış manzumesi. Anlatı, hüzünle başlıyor, hasretle demleniyor. Bekiroğlu’nun kaleminde Yusuf, sadece güzelliğin timsali değil; kaderin en derin kuyularından, sabrın en yüksek burçlarına süzülen bir ışık huzmesi. Ama benim ruhumu asıl sarsan, Züleyha’nın o devasa, o amansız, o uçsuz bucaksız beşeri zaafı oldu. Züleyha; arzunun ateşinde kavrulan, gururunu bir gömlek gibi Yusuf’un ayaklarının dibine bırakan ve sonra o ateşin içinde yanarak küllerinden ilahi bir aşkla doğan o muazzam trajedi... Onun saraylardan kulübelere, varlıktan yokluğa düşüşü, aslında insanın kendi içindeki o en büyük "ben"den kurtuluşunun destanıymış; okuyunca anladım. Yazarın dili ise tam bir estetik şölen; her cümle bir hat sanatı zarafetiyle eğilip bükülüyor, her kelime yerini bir mücevher ustasının titizliğiyle buluyor. Sayfalar arasında ilerlerken zamanın durduğunu, mekanın silindiğini ve geriye sadece o kadim sızının kaldığını hissediyorsunuz. Bekiroğlu bize şunu fısıldıyor: Aşk, Yusuf’un gömleği gibi arkadan yırtıldığında mı daha gerçektir, yoksa Züleyha’nın gözlerindeki fer tükendiğinde mi? Sonunda anlıyoruz ki; her kuyu bir rahmet, her zindan bir medrese ve her aşk, aslında gerçek sahibine giden yolda verilmiş ağır bir imtihandır. Bu eser, modern zamanların gürültüsünde kalbi sağırlaşmış olanlar için bir şifa niyetine; incitmeden, kanatarak ama sonunda mutlaka iyileştirerek okuyucusunu kuşatıyor. Kelimelerin bu denli ruh
Yûsuf ile ZüleyhaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202517,6bin okunma