Kimi insan daha önce ayrıntılarıyla açıklandığı gibi sevgiyi yitirme kaygısı da kızgınlıklarını sürekli bilinçaltına itme alışkanlığı geliştirir ama bundan ötürü insanlarla birlikteyken nedenini bilemediği bir tedirginlik yaşar. Düşmanca duyguların bilinç çatıda yoğunlaştı bazı durumlarda ise kişi bu duyguları denetim adlı bulundurbilmek için tam karşı tutumlar geliştirerek insanlara karşı aşırı sevecen davranışlar geliştirir.
Anne eksikliğini bir mağdur kahramanlara dönüştürebilir ve çocukların tümünden kendi yanına çekebilir böyle bir halde ezikliğini kızlarına aşılayabilir ve onlara erkekleri kötü tanıtmaya çalışabilir erkekler duyduğu kızgınlığı ise oğulları üzerinde egemenlik kurarak ödülleyebilir.
Önce ikinci sınıf evlat daha sonra gelin kimlikleri için edilen kadın anne olduktan sonra aile içinde giderek güç kazanmaya ve çocukları üzerinde egemenlik kurmaya başlar. O denli ki bir çok ailede görünürde baba tarafından alınan kararların asıl sahibi annedir ama durum babanın erkeklik rolüne gölge düşürmeyecek biçimde yönetilir. Kararı anne verir baba ilan eder Kararlarının sonucundan ise baba sorumlu tutulur.
Bir kadının anne olduğu zaman göstereceği davranışlar yaşamın ilk yıllarında kendi annesi olan ilişkileri tarafından etkilenir. Gerçek anne sevgisinden yoksun kalmış kişiler yetişkin yaşamda genellikle katı ve hırçın olurlar. Dolayısıyla böyle bir insanın dünyasına sıcak annelik duygularını yerleştirebilmek oldukça güçtür.