Feridun Öncel

Feridun Öncel
@feridunoncel
“Scientia est potentia”
Yüksek Makina Mühendisi
University of Exeter 21’
Bristol
80 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·336 syf.··
2019 17. kitabı
CIA Ortadoğu Masası sorumlusu Graham Fuller’in ülkemiz ve ideolojiler nezdindeki görüşünü merak etmem sebebiyle kitabı almıştım. Başta ABD olmak üzere kimi emperyalist odaklı ülkelerin ülkemiz üzerindeki emellerini veya dizayn modellerini anlamak açısından yararlı olacaktır diye tahmin etmiştim şayet öyle de oldu. Öncelikle şunu söylemeliyim ki Cengiz Özakıncı’nın İblis’in Kıblesi kitabından sonra okunması kesinlikle önerimdir. Şayet Cengiz Bey o kitabında irticai faaliyetleri emperyalistlerin nasıl odak noktasına getirip siyasette güçlendirildiğini anlatıyor. Ardından Fuller’den de benzer imaları okuyunca adeta kahkaha atıyorsunuz. Kitabı okumak için sağlam sabır, sinir gerekli. Kemalizme saldırılar, Atatürk’e dikta benzetmeleri, terörist elebaşı Gülen’i dolaylı övmeler gırla mevcut. Zaten kitapta da Türkiye’nin ılımlı islam modeline bürünüp önder olması gerektiği fikri dayatılmaya çalışılıyor desek yanlış olmaz. Karşıt görüş anlama açısından yararlı he kendime yeni bir bakış katayım niyetiyle okursanız üzüleceğiniz bir kitap. Öncesinde irtica faaliyetleriyle alakalı okumalar yapılması gerektiği kesin olarak söylenebilir. Uğur Mumcu’nun Rabıta’yı da öncesinde okumuş olmam güzel denk geldi denebilir.
Yeni Türkiye CumhuriyetiGraham E. Fuller · Timaş Yayınları · 2008192 okunma
Reklam
Puan vermedi·160 syf.··
2019 9. kitabı
Dostoyevski’nin genel olarak romanlarında duyguları ön plana çıkarmaya çalışmasından mıdır bilinmez özellikle sonlara doğru birine muhtaç hissettirme çok baskın şekilde verilmeye çalışılıyordu. Sevgi iyidir, güzeldir lakin “sensiz yaşayamam” mesajı bakımından realiteden kopuk bir duygusallık var denilebilir ki son kısımda da bu yaşanılanlarla gösteriliyordu. Mutlu sonla bitmeyen aşırı narin insanların psikolojisini gözlemlemek amacıyla okunmasını önerilebilecek bir kitaptı denebilir.
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Akvaryum Yayınevi · 201376,8bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2019 3. kitabı
Kitap menzilcilerle başladı. Özellikle sağlık bakanlığında dönemin eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın tarikat üyesi olması hatta sürekli menzil liderine danışmasından bahsediliyor. Bu tarikatın özellikle hükümetin Fetöyle boşalan cemaat kontenjanını doldurduğu söyleniyor. Öyle ki polis kolejlerinde vird getiren polislerin çekilmiş fotoğrafları var. Menzil tarikatı ise daha çok Sağlık Bakanlığı ve sağlık üzerine yoğunlaşmış halde. 15 Temmuz sonrası tarikatlara destek hükümette soru işareti olsa da 24 Haziran sonrası tekrardan yeşil ışık yanmış. Öyle ki cemaate üniversite kurma izni gazetede yayımlanıyor ve Semerkand Bilim ve Medeniyet Üniversitesi adı altında üniversite kurulma onayı geliyor (Kapatılan onca cemaat üniversitesinden akıllanmamışçasına) üniversitede tıp, eczacılık, diş, sağlık bilimleri gibi alanlar var. Menzil tarikatı Sağlık Bakanlığı’nda o kadar yoğun olarak bulunuyor ki kimi ilaç patentleri, onaylarını da yine ellerinde bulunduruyor. Menzilci olmayan Müezzinoğlu’nu hareket ettirmeyip Recep Akdağ’ın geri gelmesini zorlayışları net bir şekilde gösteriliyor. İş sadece sağlıkta bitmemiş, tabi ki adalet de var. Öyle bir konuma bürünüyor ki menzile bağlı hakimler fetöcüleri attırıyor. Fetöcüler, menzilcilere kumpasla şikayet etmeye çalışıyor. Fi Yapı patronu ve menzilci hakim arasında dönen rüşvet bahsediliyor. Menzilci hakim aldığı rüşveti mescitte saydıracak kadar aşağılık. Devlet ise fetöcülerin yardımıyla menzilci hakimin rüşvetini ortaya çıkarıyor. Hakim ise bir nevi Robin Hood’luk yapıp sofi(yani tarikat üyeleri) kardeşlerine yardım yaptığını yanlış olmadığını söylüyor. Hükümetin cemaat sevdası Uğur Mumcu dönemlerinden beri sesi gelen tehlikenin 15 Temmuz’la kalmamasının tekrardan tekerrür etmesinin de ihtimali net bir şekilde görülüyor. Menzil’in de
MetastazBarış Terkoğlu · Kırmızı Kedi Yayınları · 20194,199 okunma
Puan vermedi·396 syf.··
2018 83. kitabı
Ahmet Taner Kışlalı'nın köşe yazılarını topladığı eseri: Atatürk'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği. Yer yer anılarını da barındıran, okunması ve okutulması gereken bir eser olduğunu düşündüğüm bu eseri Kışlalı, "Uğur Mumcu'nun arkasında ayaklarıyla ya da düşünceleriyle yürüyen tüm Atatürkçülere” ithaf ediyor. Kemalizmi anlatmak ve benimsetmek uğruna katledilen aydınlarımızdan biri olan Kışlalı, laik cumhuriyeti korumanın önemini her denemesinde bir kez daha hatırlatıyor. Atatürk'e ve Atatürkçülüğe farklı açılardan yaklaşılan, içinde çeşitli söyleşiler barındıran, ilgi çekici başlıklarıyla bizleri okumaya ve araştırmaya yönelten bu eser tüm değerli okuyucalara önerimdir.
Atatürk'e Saldırmanın Dayanılmaz HafifliğiAhmet Taner Kışlalı · İmge Kitabevi Yayınları · 2006216 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2018 130. kitabı
Hablemitoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olma yolunda, devrimlerden dönüş sürecinin sancılarını yaşıyor. " diyor ve devlet içinde yapılanmaya başlayan terör örgütü tehdidini kademe kademe, hiç bir kuşkuya yer bırakmadan açıklıyor. Bir tarafta Atatürk ilke ve devrimlerinin sahibi ve takipçisi, ilerici, ulusalcı kesim ve Atatürk devrimini korumaya çalışan aydınların görevlerinde ve devlet kademelerindeki yerlerinin pasifleştirilmesi; diğer tarafta ise ülkeyi etnik ve mezhepsel esasa dayalı olarak bölmeye, Cumhuriyet'in başına numara koymaya kararlı dış destekli, örgütlü ve işbirlikçilerinin yeri... Toplumsal hayatın en içlerine kadar giren bir yapılanmanın belgeleriyle anlatıldığı "Köstebek" yapıtı bu yapılanmayı tanıma ve 'deşifre etmeyi' isteyen herkesin okumasını öneriyorum.
KöstebekNecip Hablemitoğlu · Pozitif Yayınları · 20181,477 okunma
Reklam