Tarık Tufan’ın bir kitabında adını görüp merak ettiğim için 2018’de alıp ancak henüz bitirdiğim, orijinal ismi Survivor olan, Dövüş Kulübü (Fight Club)’un yazarı Chuck Palahniuk’un ikinci kitabı. Kitabın başından sonuna kadar popüler kültüre yoğun bir eleştiri ve alaya alma var. Hayatımıza medya yön veriyor, haberlerde “iyi” olarak lanse edilen kişi bizim için de “iyi”, tersine “suçlu/kötü” ilan edilen birisi de artık ağzıyla kuş tutsa yaranamaz. Normalde konuşmasının başından sonuna kadar dinlediğinizde hak vereceğiniz birisinin konuşmasındaki sadece 1-2 dk.’lık kısmını kesip toplumun önüne attığınızda -o kişiyi sevenler de dahil- artık susturulması gereken bir birey haline geliveriyor. Adına “kitap” denmeyecek yapıtlar, “en çok satanlar listesi”ne alınıyor alakası olmadığı halde. Toplum, çok satıyorsa iyi kitaptır inancıyla hurra deli gibi o kitaptan almaya başlıyor. İnstagram stroylerinde, Whatsapp durumlarında kahve eşliğinde paylaşılıyor, metrolarda herkesin elinde o kitap. Ve sonrasında gerçekten de çok satanlara giriyor bu sefer. 3-5 yıl sonra o kitabın esamesi okunmuyor ama cepler doluyor bir kere. Sonrasında gelsin “Vav Gibi Koşmak 2, 3, 4…”
Giyeceklerimiz, yiyeceklerimiz, görünümümüz başkaları tarafından belirleniyor. Bizim keyfimize, zevkimize, kültürümüze, hassasiyetimize göre yapılmıyor üretim. Bir mağazaya girdiğimizde onlar bize ne sunuyorsa, neyi “moda”, “trend” olarak gösteriyorsa herkesin üzerinde o sene hangi kıyafet varsa onu almak giymek zorundasın. Yoksa dışlanırsın. Rüküş denir adına, zevksiz diye bilinirsin toplumda. Çünkü onların istediği gibi biri değilsin sen. Bir kıyafet beğenirken kendi istediğimizi değil insanların bizim üzerimizde görmek istedi kıyafeti alırız.
Toplumda kimse kendisi gibi davranamıyor, popüler kültürün adetlerine muhalif