Okuduğu sürüyle kitap huzursuzluğunun artmasından başka bir işe yaramamıştı. Her bir kitabın her bir sayfası bilgi âlemine açılan bir gözetleme deliği gibiydi. Bilgiye olan açlığı sanki okuduklarıyla besleniyor ve giderek artıyordu.
Tüm hayatı boyunca sevgi açlığı çekmiş ve tüm benliği sevginin özlemiyle yanıp tutuşmuştu. Varlığının en yaşamsal arzusu olmuştu bu, ama hep onsuz yaşadığı için zaman içinde katılaşmış ve sevgiye ihtiyacı olduğunun farkında bile olmamıştı.
Masanın üzerindeki kitapları gördü. Açlıktan ölen bir adamın gözleri yiyecek gördüğünde nasıl aniden istekle dolarsa, onun da gözleri öyle hüzünlü bir özlemle doldu.