Evet, her şeyden önce ses vardı. Ses, kelam oldu ;kelam, uyumlu ifade ;ifade, ölçülü anlatım ;anlatım, tarih ; tarih de kimlik, kültür ve uygarlık oldu. Kelam, dili yarattı ;dil de dünyayı, dünyanın bilinmesini, yorumunu. Kelam, insanı, insanoğlunu öteki her şeyden ayırdı, insana öteki her türlü varlıktan daha çok güç verdi. Kelam, belleği yarattı, belleğin çağlar boyu, insanlık tarihi boyunca bir nehir gibi akmasını sağladı.
Şairlik taslayanların laflarıyla bizim düzeyimizde olan şairlerin şiirleri, hasır örenlerle altın sırmalı kumaş dokuyanların öyküsü hep aynıdır. Hafız Şirazi
Delikanlım iyi bak yıldızlara. Bize 68'li yılları gayet güzel bir şekilde, hem günümüze uygun bir şekilde hem de 68'in döneminden uzaklaşmadan aktarıldığını düşünüyorum. Kitap biyografi türü ve çok geçici. Deniz gezmişi ve arkadaşlarının verdiği ikinci kurtuluş savaşını, uğruna yola çıktıkları bağımsız Türkiye'yi ve o zamanlar uygulanan amerikan emparyalizmini gayet açık bir şekilde belirtmiş. Okurken hem keyif aldım. Hem de var olduğumuz durumu ve kendimi sorguladım. İyi okumalar