📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Geçmişimize bakarak geleceğimizi kestirmeye çalıştığımız anlar vardır. İnsan ücra yerde bir kayanın üstünde oturur ve büyük bozgunların dökümü geçmiş ile koyu bir karanlıktan ibaret gelecek arasında uyum yakalamaya çabalar.
Bu anlamda zamanın, teffekkürün ve uzaklığın bir araya geldiğinde mucizeler yaratacağına inanıyordum. shf. 21
Sonu gelmeyen yoksulluklar,hayvan gibi çalışmak, yününü, sütünü boğazlanır etini veren koyun sürüsünün kaderi, parlak bir güneş ışını ile kaybolmuş gibi, bütün felaketler yok oluveriyordu anında. Adalet, bir periler dünyasının göz kamaştırıcı parlaklığıyla gökten yere iniveriyordu. Yüce Tanrı öldüğüne göre, adalet ve eşitliği ve kardeşliği hakim kılacak, insanlığı mutluluğa kavuşturacaktı. Düşlerdeki gibi, bir günde yepyeni bir toplum doğuyordu, her yurttaşın emeği ile yaşadığı ve nimetlerini paylaştığı çok güzel bir dünya kuruluyordu.
Eski, çürük ve köhnemiş dünya dökülüp toz haline geliyor, günahlarından arınan genç bir insanlık, tek bir emekçi halk oluşturuyordu. Onun da Hayat ilkesi şuydu: "Herkese diğerine göre, her değere de yarattığı eserlere göre pay." Bu düş sürekli güzelleşiyor, İmkansızı mümkün kıldığı oranda çekici oluyordu.
Emile Zola "Germinal" syf 220