Bir nesne için çabaladığımızda, onu istediğimizde ,onun arayışına girdiğimizde ya da onu arzuladığımızda, bunu bu nesnenin iyi olduğuna hükmettiğimiz için yapmayız; aksine bu nesne için çabaladığımız, onu istediğimiz, aradığımız ve arzuladığımız için onun iyi olduğuna hükmederiz.
Navendên xweperestiyên e xwehezên me
Wan xwest ku xwe di destpêka zemên de bi cih bikin
Çi fêde
Retorîkên kut tundrewan e
Hebûn tunebûn
Di qarrînên bêakort de hertim canfeda bûn
Rê jê neçû
Fîgurên min têk çûn
Di malzaroka hunerê de herdem tîkîtenê, ji rê derketibûm
Tune bûm hebûm
Sürekli geçmiş üretiyoruz. Bizler geçmiş fabrikalarıyız. Canlı geçmiş makineleri, başka neyiz ki? Zaman yiyoruz ve geçmiş üretiyoruz. Ölüm bile çözüm değil. İnsanın kendisi gider ama geçmişi kalır. Sonra tüm bu şahsi geçmiş nereye gider? Onu satın alan, toplayan, atan birileri var mı? Tüm o başlayıp tamamlanmamış hikayeler, terk edilen sevgililer kesilen ve kanamaya devam eden ilişkiler nereye gider?