Recep Yigit

Recep Yigit
@ferzennde
gotin sar dibin
Puan vermedi·320 syf.·
Beğendi
·
2020 29. kitabı
Aralarinda üç asır bulunan iki düşünürün mektuplaşması fikri bana hem heyecan hem merak hem de bunun ne kadar başarılı olabileceğine yönelik bir düşünce uyandırdı. Farz-ı misal diyip bir mektuplaşma fikri bu mektuplaşmalarin ne kadar 'düşünsel yapı' üzerinde durabileceği sorunsalını oluşturuyor. Çünkü Spinoza geleceği bilmiyor, yaşamamış ve deneyimlememiş. Freud için ise iki arada bir  derede durumu söz konusu. Çünkü hem geçmiş dönemden birine kendini anlatirken günün koşullarından ve olaylarından olabildiğince kaçınmak zorunda hem de geçmiş dönem hakkında yani Spinoza hakkında az da olsa bilgi sahibi. Bu noktada kitabin içeriğinin şu şekilde olabileceğini düşündüm: Freud, Spinoza sonrası ortaya çıkan yeni paradigmalardan, düşünsel ortamdan hiç bahsetmez ve saf bir bilgi akışı ile birlikte birbirini övme şeklinde ilerler.  Ama tam bir ters köşe misali yazar, Freud'un kaleminden hem gündelik yaşamdan hem Nietzsche ve Schopenhauer'dan hem de nazilerden bahsediyor. Bu noktada, Spinozanin bir yahudi olarak nazileri ve kendisinden oldukça etkilenen Schopenhauer ve Nietzsche'yi ne kadar 'kendi düşünce sistemine' bağlı kalarak degerlendirebileceğini de dusunemeden edemiyor insan. Cümleler paragraflar ilerledikçe ikisinin yazdığı ve ikisi üzerine yazılan kitapları etrafımda toplamaya başladım. Yer yer mektuplar 30 sayfayı bulsa da kendilerini daha iyi anlatabilmek adına birbirlerine kitaplarını gönderdikleri varsayılıyor bu durumda da ikisinin düşüncesine ve kitaplarına hakim olmadan okuyucunun ilerlemesini imkansizlaştırıyor. İçerik olarak çok zengin ama bu iki önemli düşünürün çağın koşullarından ve bilgi birikiminden haberdar olmadan yapacakları tartışma eksik kalır fikri, içeriğe tam olarak bağlanmaktan alıkoyuyor.
Freud - Spinoza Mektuplaşması 1676-1938Michel Juffé · Metis Yayıncılık · 201862 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·278 syf.·
Beğendi
·
2017 12. kitabı
Bir polemik kitabı. Ele aldığı bütün konuları, karşılarında eleştirel bir tutum aldığı düşünce sistemleriyle ve Heidegger gibi düşünürlerle kimi zaman açık kimi zaman örtük bir tartışma içinde işlemektedir. Adorno'nun kendine özgü yöntemi de tek bir olay ya da nesne Adorno 'nun merceği altında , büyük tarihsel eğilimleri açıklayan bir şifre olarak belirmektedir.
Felsefe
Minima MoraliaTheodor W. Adorno · Metis Yayınları · 2005654 okunma
8/10
·176 syf.·
Beğendi
·
2017 72. kitabı
Logoterapi ; insanoğlunun yüzyıllar boyu süren anlam arayışının psikoloji literatüründeki adıdır. Tesadüfi olarak dünyaya fırlatılmış olan insanoğlu, var olduğunun bilincine ulaştıktan sonra bu varoluşa bir anlam yüklemeye çalışmaktadır. İşte bu arayış esnasında yaşanılan bütün olumsuzluklara ve çekilen acı dolu zamanlara inat insan dediğimiz varlık bu arayıştan hiçbir zaman vazgeçmemiştir. V, Frankl da bu arayışın anlam olarak vücut bulmuş halidir.
Felsefe
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,5bin okunma
9/10
·256 syf.·
Beğendi
·
2017 1. kitabı
' Eğer insan sadece '' sahip olduğu'' şeylerden ibaretse, onları yitirdiğinde, kendini de yitirecek, kim olduğunu bilmeyecektir.' Biz mi eşyaya sahibiz yoksa eşya mı bize? İşte günümüz modern insanın derin sorunu . İnsanoğlu tarihinde kendini hiç bu kadar yok sayıp sahip olduklarıyla var olmamıştır. Yapay sosyalliğe kabul edilebilmek adına özgürlüğünden hiç bu kadar kaçmamıştır. 'Sahip Olmak ya da Olmak' kitabı bize elli yıl öncesinden bunun çığlığını ulaştırmaktadır.
Sahip Olmak ya da OlmakErich Fromm · Say Yayınları · 20154,775 okunma