Büşra Güneş

Hayatımın eserini yazmak için köşeme çekildim. Büyük bir yazarım ben. Kimse bilmiyor çünkü he­nüz hiçbir şey yazmadım. Ama onu, kitabımı, romanımı yazdığımda ... İşte bunun için ayrıldım memuriyetteki görevimden ve bir de . . . başka nelerden? Başka hiçbir şeyden. Çünkü erkek arkadaşım hiç olmadı, kız arkadaşım hiç mi hiç ol­madı. Yine de müthiş bir roman yazmak için dünyadan elimi ayağımı çektim. Sorun şu ki romanımın konusunun ne olacağını bil­miyorum. Zaten her şey hakkında ve akla gelebilecek her türlü şey hakkında o kadar çok şey yazıldı ki. İçten içe biliyorum, hissediyorum, büyük bir yazarım ben ama hiçbir konu, yeteneğime kıyasla yeterince iyi, güçlü ve ilginç gelmiyor bana. Bekliyorum ben de. Beklerken de yalnızlığım ve aç­lığım yüzünden, zaman zaman da açlığım yüzünden acı çekiyorum elbette ama öyle umuyorum ki, işte tam da bu acı sayesinde yeteneğime yaraşır bir konu bulmamı sağlayacak ruh haline ulaşacağım. Ne yazık ki konu kendini göstermiyor bir türlü ve yalnızlığım gitgide daha da ağır, daha da ezici bir hal alı­ yor, çevremi sessizlik kaplıyor, boşluk her yere siniyor, evim pek de büyük olmadığı halde.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
O son cümle, kötü bir sözden bir iltifata gayet şık bir sıç­ramaydı; bu, gözüme o kadar ustaca göründü ki yetişkinlerin normal halinin tam da böyle bir sanat olduğunu düşündüm. Bu sanatı öğrenmem gerekiyordu.
Sözcüklerin yanıltmacası işte; her şey hileydi; belki de cennet, olayları güzelleştirmek için sözcüklere ihtiyaç duyulmayan bir yerdi.
"Başkalarında beni en fazla ilgilendiren şey, benim" diye yazmış Francis Picabia. Bu cümle bana cuk oturuyor.
Olanaklar üzerine kafa patlatılan üretim toplantıları bitmişti. Yazarken her türlü olanağa sahipsiniz, bütün kelimeler alabildiğine emrinizde, zenginlerin kelimeleri, yoksulların kelimeleri, Proust'un kelimeleri, Prevert'in kelimeleri. Kaba sözler ve espriler. Ne ister­sem, nasıl istersem yazabilirdim. Kimse omzum üstünden uzanıp okuyamayacaktı.