Yani şu: Türkü hikmetli söz söylemek için yakılmaz. İçin diye belirttik; bir şey için, bir şeyi kovalamak için söylenmez. Hikmet kendiliğinden yakılan ateşin içinde vardır. Çayın içindeki şeker diye bir takım akıldâneler tarif ederler ancak, bilmezler ki çayın içine şekeri biz atıyoruz ve şekerin önceden bilgisine sahibiz. Şekeri attıktan sonra çaydaki şeker diye malumatfuruşluk bana hep ukalalık gibi gelir. Biz ise yine bu tariften faydalanarak ama önceden şeker attığımız bilgisinden fâriğ olarak tarif edelim. Hayâli merhumun tarifindeki balık gibi .Balığın suyun içindeki hâlindeki ilahi hikmet şudur: Balığı sudan çıkardığınızda geri gitmek ister, neden ister? Oysa canlıların yaşamak için ihtiyacı olan havaya çıkarmışsınızdır. Farkında olmadığımız yaratıcının her yarattığına tayin ettiği hayat şeklidir. Hikmet budur.