Fatma Esti

Mukadderâtın dolambaçlı mekanizması karşısında kimin suçlu, kimin mağdur olduğuna kolay kolay hükmedilemez.
Sayfa 215 - Kubbealtı Neşriyatı·Kitabı okudu
Edebiyat
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Zâten tâlihin büyük darbeleri insanda yekten teessür uyandırmaz. Evvelâ bir dalgınlık ,şaşkınlık, insanı muhîtinden tamamiyle ayıran ince bir hayret gelir. Dimağ, büyük felâketleri birdenbire değil, damla damla, alışarak kabul eder.
Sayfa 163 - Kubbealtı Neşriyatı·Kitabı okudu
Edebiyat
Ali Fethi Bey'in Nûran'a tekrar tekrar okuduğu ders şuydu: Dünyada hiçbir şey tamam ve mükemmel değildir. Yaradanla yaratılmışı karıştırmamalı.
Sayfa 139 - Kubbealtı Neşriyatı·Kitabı okudu
Edebiyat
Başını eğmiş ve ahdetmişti:Kendisine ışık veren yüksek ruhlara lâyık bir talebe olduğunu hayâtı ile ispat edecekti. Çünkü bu kadar yüksek ve güzel şeyleri duymuş, öğrenmiş olmak insanı borçlu kılar. Öyle bir angajman ki, insan bunu ancak hayâtının pürüzsüz temizliği ve eserinin bütünlüğü ile ödeyebilir. Halbuki Nûran daha ilk adımda sendelemiş ve düşmüştü.
Sayfa 125 - Kubbealtı Neşriyatı·Kitabı okudu
Edebiyat
Fakat unutulmamalı ki,Yahuda'nın husûsiyeti budur:Bir peygamber satar, bir avuç dinara.
Sayfa 103 - Kubbealtı Neşriyatı·Kitabı okudu
Edebiyat