Bu günlerde iyi bir şeyler görmek istemiyorum, üzerime acı, daha çok acı, daha çok utanç atın, keyfimi bozmak, hayattan zerre tat almamak istiyorum diyorsanız alın okuyun bu kitabı.
Söylediklerim bu kitapta yaşanan vahşetin binde biri bile değil. Bazen kitabı elimden bırakıp en uzak köşeye koymak, o satırlardan olabildiğince uzaklaşmak kaçmak istedim. Filme de uyarlanmış bir kitap. Benim okuduklarımdan sonra asla izlemeyeceğim bir film.
1965 yılında yazılmış, İkinci Dünya Savaşı döneminde hayatta kalabilmesi için ailesi tarafından uzak bir köye gönderilen, yanına gönderildiği kişinin ölmesi üzerine de sonu gelmez bir savruluşun içerisine sürüklenen 6 yaşındaki bir çocuğu anlatıyor. Kahramanımız Doğu Avrupa'da yıllarca Almanlardan köy köy kaçıyor. Anlatılan işkencelere yürek dayanmıyor. O kadar çok yerde yok artık dedim ki.
Yazardan bahsetmek istiyorum. Jerzy Kosiński Polonya asıllı bir yazar. 1933 doğumlu. İkinci Dünya Savaşı döneminde Doğu Polonya'da Katolik bir ailenin yanına sahte kimlikle sığınmış. Boyalı Kuş eseri otobiyografik bir eser değil ancak yazılanların, benzerlerinin yaşanmadığını düşünmek yeryüzündeki en iyimser insanın bile yapacağı bir şey değil. Şu an bir gazeteyi alsanız elinize, bir haber kanalını izleseniz insanların birbirine uyguladığı binbir çeşit acıyla karşılaşırsınız. Kurmaca bir eser olmasına rağmen çok derinden etkiliyor insanı.
Boyalı Kuş'ta anlatılanlar sebebiyle yazar çok fazla sorunla, eleştiriyle, tehditle karşılaşmış. Bunları detaylı olarak kitabın arkasında kendisi açıklıyor.
Yazar 1991 yılında intihar etmiş. "Her zamankinden daha uzun bir süre uyuyacağım. Buna sonsuzluk deyin." notu bırakarak.