Mümkün mertebe düğünlere gitmiyorum. Çünkü düğünlerde insanlar ne göründüğü gibi oluyor, ne olduğu gibi görünüyor. Tanımadıklarımı zaten tanımadığım gibi, o mekânlarda, tanıdıklarım da tanınmazlaşıyor. Herkes gerçekte ne olduğunu bilse de, o gün kendisine ve herkese yalan söylüyor. Kendi hallerinden mutlu olmayanlar, bir günlük kraliyet fotoğrafı ile mutlu olacaklarını zannediyor.
"Hayat kısa, günler uzun" gelir bize. Her anını her anın ve herşeyin Sahibini tanımakla geçirmeyi reddedişin acil cezası, 'Geçmiyor günler, geçmiyor' feryadıdır. Ve meydanlar, bize aldatıcı meşgaleler sunarak günü kurtarır.
Hiçbir insan, öyle az bir çabayla, az bir emekle, az terbiye ve duayla yetişmiyor. Bir bebek adam olsun diye, bir anne ve bir baba, hayatının en güzel yirmi yılını gecesiyle-gündüzüyle feda ediyor.