Ol rasül bindi Burak’a, çekti Cebrail Burak
Geldiler Mescid-i Aksâ’ya, toplandı bütün ervah
Dinle Rasül mîracını, Muhammed kadrine bak
Açtı semalar kapıyı, Hüdâ’dan geldi hitab
Melâkeler bağladılar, Sidre-i Müntehâ’ya saf
Nur ile cemal kavuştu, Firdevs-i Âlâ’ya bak
Semavatlar açtı kapı, ol Rasül’e Mirac’a
Ol Hüdâ’dan emir geldi Burak’a, hulle taca
Hem de Cebrail var idi, okuturdu ol hoca
Gecenin nısfu’l-leylinde, yarı gece olunca
Bütün melâkeler geldi istikbâle durunca
Okudu Et-tahıyyatü, nur cemale varınca
Kul diye yarattın, saldın beni fani dünyaya
Ağlaya ağlaya geldim yaradan Kibriya’ya
Duyunca ben de âşık oldum seherde sedaya
Semavatlar çağırdılar ol rasül Mustafa’ya
Tazim ile çıkardılar Sidre-i Müntehâ’ya
Rahman ismini duyunca başladı ilticaya
Ümmetini bağışladı ol Hüdâ, Mustafa’ya
Sonra saçların, omuzların Elâgözlüm
Sana Elâgözlüm diyeceğim ömrümce
Koyu da olsa rengi gözlerinin.
Bir kırmızı kordelâ, bir bulut, bir gül
Sen gittin hatıralar perişan etti beni,
Gel, eski günlerin içinden, ruzgârlarla,
Gel,
Kurumuş kirpiklerime bir yağmur gibi dökül...