Fantastik türde akıcı güzel bir eser açlığımı uzun zaman sonra bu kitap ile çok güzel şekilde dindirdim. Rin adındaki savaş yetimi genç ana karakterimiz evlatlık verildiği üvey ailesi onu evlendirmek isteyince aldığı karar ile akademi sınavlarına hazırlanır. Çok yoğun bir çalışma ve sürpriz sonuç ile ülkenin en iyi akademisine kabul edilir ve olaylar asıl burdan sonra başlar. Okulda dışlanır düşman edinir, dost edinir kendini keşfeder buraya kadar gayet klişe olarak görünen kitabımız ikinci bölümden sonra kendi özgünlüğünü bir nebze de olsa bulur diyebiliriz.
Kitabı aslında çok beğendim ama bana göre eksik yerlerini öncelikle anlatmak isterim. İlk olarak dili fazla fazla basit aslında bu hem artı hem eksi. Bu sayede çok kolay okunuyor ama edebi olarak bir derinlik içermiyor. Okuduğumuz diğer fantastik eserler sık sık geliyor aklıma özellikle Kral Katili Güncesi . Neyse, bir diğer durum kitabın çok kolay tahmin edilebilir olması özellikle ilk bölümü. Ayrıca okurken sık sık, Harry ile Malfoy, Kvothe ile Ambrose düşmanlığı ya da Kvothe ile Elodin ilişkisini tekrar görür gibi oldum.
Şimdi gelelim kitabın artı kısmına. Heyacan hiç azalmıyor ve sürekli bir merak içinde sonraki sayfayı çevirtiyor size. Normalde fyz ile okuduğumuz tüm kitaplarda ben hep geriden takip ederdim onu ama bu sefer ondan çok önce bitirdim o derece aktı gitti kitap. Ayrıca kendi evrenindeki tanrılar ve onların insanlarla olan ilişkileri çok ilginç ve okuması çok keyifliydi. Daha önce dediğim gibi tahmin edilebilir olması heyecanla okuma isteğini azaltmıyor ve buna rağmen yer yer sizi şaşırtmayı başarıyor. Devam kitaplarını da aynı heyecanla okuyacağıma eminim.
Veee sonunda fyz ile birlikte okumaya başladık. Birbirimizi gaza getirmek cidden çok güzel oluyo :D . Tam birimizin tükendiği yerde diğeri devreye girip tekrar tempo kazandırıyor. Tabi fyz hızına yetişmem mümkün değil, ben kaplumbağa hızında ilerlediğim için genelde beni bekliyor sağ olsun. Neyse sonuç olarak Ateş Kadehi bitti. Okurken aşırı özlediğimi fark ettim. Kitaptaki karakterler, detaylar, olaylar hepsi mükemmel. Keşke filmlerde de böyle görseydik diyorum hep. Harcanmış çok fazla karakter ve olay var. Eğer filmleri sevip de kitapları okumadıysanız kesinlikle okuyun çünkü resmen Hogwarts'ta yaşayıp öğrenci gibi hissediyorsunuz detaylarla. Şimdi sırada serinin en kalın kitabı var. Bundan sonra olaylar daha da karanlık bir hal alacak, artık her şey ciddileşti. Asaları çektik hazır bekliyoruz.
Selamlar. Bu sefer yorumumu kısa keseceğim. fyz ile okumayı düşündüğümüz Harry Potter maratonuna yetişmek için serinin 3. kitabı olan Azkaban Tutsağı'nı bitirmiş bulunuyorum. En kısa zamanda birlikte Ateş Kadehi okumaya başlayacağız inşallah. Kısaca bu kitaba değineyim. Bu kitaptan Harry, Ron ve Hermione biraz daha büyüyor ve okulda ve çevrelerinde gelişen olaylara ve değişikliklere ayak uydurmak zorunda kalıyorlar. Harry, geçmişine dair çok önemli şeyler öğreniyor ve bu şeyler hayatının geri kalanında onu çok etkileyecek gibi duruyor. Heyecanla dördüncü kitabı okumayı bekliyorum şimdi. Sihirle kalın...
bir Zek tavsiyesi ile buralardayım. beğeneceğimi düşünerek bana önerdi bu kitabı ve çok da doğru düşündüğünü belirtmek isterim.
kitap incecik. minik minik öykülerden oluşuyor ama bu öykülerin konusu hiç de minicik değil. açıkçası şaşkınlıkla okudum diyebilirim kitabı. beklenmedik olaylar ve sonlarla karşılaştım. bir süre sonra tüm öykülerim bu şekilde olduğunu anlamama rağmen sonlarında hala şaşırırken buldum kendimi. bu olay bana sakinlik içerisinde bir dinamiklik etkisi hissettirdi. evet garip bir cümle gibi oldu ama kitap gerçekten de böyle.
on tane distopik, fantastik ölülerden oluşan bu kitapta altını çizdiğim, kendimde cümleler bulduğum birçok yer oldu. güzeldi. damağımda farklı bir lezzet bıraktı.
Orada Bir YerdeEngin Türkgeldi · Can Yayınları · 2017674 okunma
ayh! okurken nefes nefese kalıp "ne oluyor ben neredeyim şimdi ne yaşıyorum yahu?!" diye serzenişlerde bulunduğum bir kitap bu.
her şey o kadar hızlı ve o kadar ani oluyor ki bir sayfa sonra ne okuyacağımı asla ama asla kestiremiyorum. kendimi gerçekten arthur gibi hissediyorum. okuduklarımın hızına ben yetişemiyorken arthur nasıl yetişiyor bilemiyorum doğrusu.
seri kitapların çoğunda devam kitapları ilk kitabın etkisini veremiyor. bir tık daha yavaş ilerlediğini gözlemledim ve fakat bu kitapta asla böyle bir şey yaşamadım. kitap ne ara bitti anlamadım bile. ne zaman bir kitapta böylesine güldüm anımsamıyorum.
yine yol arkadaşım Zek . e tabi, aksi inkar dahi edilemez. onun canlı mavi ve benim soluk pembe havlularımız her daim hazır. yo asla panik de yok.