F.Y.

F.Y.
@feyza1mucize
Bir garip dünya flanörü…
Hemşire
İlahiyat Fakültesi +Hemşirelik Fakültesi
17 Aralık 1995
48 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
mezarının başında kimsenin "kaç takipçisi vardı" diye sormayacağını,"hangi arabaya biniyordu" diye konuşmayacağını,"kaç metrekarede oturuyordu" diye anmayacağını devamlı kendine hatırlatsan Feyza Nur, bugünkü bu telaşın ne kadarı düşerdi üzerinden? ölümü hatırlamak insanı karartmıyor aslında; sadeleştiriyor. insanın ağzındaki fazla cümleyi kesiyor. lüzumsuz kavgayı azaltıyor. "haklı çıkmak" yerine "hakkı gözetmek" gibi bir şeye yaklaştırıyor. ama unutunca, her gün kendini büyütmen gerekiyor; büyütmezsen sanki yok olacaksın. o yüzden en küçük şeyde panik, en küçük şeyde savunma, en küçük şeyde saldırı. kendine bunu yapma feyza nur…
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan yatayda zihninin tüm sınırlarını aşabilseydi dikeyde de evrenin tüm sınırlarına hakim olabilseydi yine de insan kalabilir miydi ?
İnsan ve sabiteleri üzerine..
Bir insan sabitelere sahipse onlara mensubiyet duyar, kendini onlara nispet ederek tanımlar. Sabiteleri olmayanın mensubiyeti de olmaz. Kısaca , insan kendini anlam-değer dünyasındaki sabitelere göre tanımlar ; bu nedenle ben-idrakinin en derin yerinde anlam değer dünyasına ait sabiteler bulunur.
Sayfa 39
Neden bu şiddete meyil ?
Biz ne ara bu hale geldik ? Bir öğrenci çantasına kitaplarını defterlerini koyması gerekirken nasıl oldu da ölüm makinası koydu ? Bu “Devasa Yabancılaşmanın “ temelinde ne var ? Bu çocuklara ne oluyor da çevresinde bir can taşıyan kişileri sadece bir objeden ibaret görüp yok edilmesi gereken bir engel gibi görebiliyor ? Suçlu çocuk mu ? Yoksa sistemin kendisi mi ? Biz miyiz ? Herkesin benmerkezciliğinin arttığı bu dünyada neler olup bittiğini gelin hep birlikte analiz edelim. Öfke ; hak arama yolu olarak kutsanmış , Tahammülsüzlük ; karakter olarak alkışlanmış , Kaba kuvvet saygınlık olarak görülmüş , Silaha Sarılmak ; itibar olarak görülmüş , Kuralsızlık ; cesaret olarak tanımlanmış , Başkasını Ezmek ; yükselmek için basamak olarak kavranmış. Bu ilkelere göre temellendirilen dijital olan herşey özellikle z kuşağı çocuklarımıza çok güzel allandırılıp budaklandırılmış. Bilgi ve Erdem diyalektiği birlikte anlam kazanan iki kavramken bilgi erdemden soyutlanıp bütün sisteme empoze edilmiş ve asıl gücün bilginin tüketime endekslenmesiyle ortaya çıkabileceği herkesçe kabul edilmiş bir gerçek olmuş… Kabadayılarla dolu olan mafyatik ilişkilerin “aile” kavramının tam baş köşesine oturduğu dizilerden tutun , anlaşmazlıkları konuşup çözmeyi zayıflık olarak görüp vurup kırmayla çözümü sunan gücü intikama endeksleyen reyting hırsı yapımcılarıda alıp bu konuları tek tek konuşmak gerek. Bir yemek programında bile anadolu kadınının seve seve yedirip içirdiği imajdan soyutlayıp saldırganlaşarak yemek sunan edepsizliği ve terbiyesizliği hak abidesi gören reyting hastası yapımcılar yine bu konuda konuşması gereken ilk kişilerden. Amaç ne ? Toplumun saldırganlaşıp , gerginleşip tahammül sınırını zorlamanın getirdiği son öngörülebilir bi gerçektir. Ya da Eğitim kurumlarının not verme
ibn Sinâ der ki "Mutlak kötülük yoktur, kötülük iyiliğin olmadığı yerdedir. . Bundan dolayı iyilerin hayata küsmesi, meydanı kötüye bırakması çifte kötülüktür. Hem bilfiil iyi olmayı bıraktığı için hem de iyilğin yerini kötülüğün almasına izin verdiği için…' Şuan yaşasa "çocuklara mafya dizilerini az izletin, siz iyi olun yaptığınız her işin hakkını verin çocuklar sizi taklit ve takip edecek, bilgisayardan oyunlardan uzak tutun çocukları, gerçek hayatı yaşatın" demezdi büyük ihtimalle adamın tikelle işi olmadığı için bu görev bana düştü