…meselelerin halledileceğine inanmıyorum. Daima öleceğiz ve öldüreceğiz. Daima bir tehdit altında kalacağız. Ben trajedinin kendisini deviyorum. Asıl büyüklük, ölüm şuuruna rağmen gösterdiğimiz cesarette.
artık etrafına bakmıyordu; zaten ne var, ne yok biliyordu.
''içimdekini görecek olduktan sonra...''
aylardır her tarafta yalnız içinde bulunanları görüyordu.
Hayır, insan sade ölürken ayrılmıyor, arkada bırakmıyordu. Belki bütün ömrünce her an birçok şeyler onu arkada bırakıyordu. Sonra olduğu yerde birdenbire kabuklaşıyor, çok ince, görünmez bir şeyle o anda etrafında olanlardan ayrılıyordu. ''Biz mi gidiyoruz, onlar mı?..'' Sual buydu...
İnsan çok uzaklara gitmeye karar verdiğinde denizi tercih etmeli bana kalırsa.
…
Geri dönmemek için bir gemiye binmek gerekir.
…
İnsanlar sevdiklerinden ayrıldıklarında bir gün geriye dönebilirler hiç şüphesiz.
Ama sevgiliden ayrılmak bir deniz yolculuğuna çıkmaktır. Deniz kör eder, mavi kör eder, ufuk kör eder, martılar kör eder, gece kör eder, bir daha göremez insan. Uzaklara gitmek için denize açılan kör olmayı seçmiştir her halde. Bir daha görememeyi yani…