"Vahim bir durum,Bay Holmes,vahim.Fakat Randall'dan başka çeteler de var;polisin hiç bilmediği yeni bir çete bile olabilir."
"Kesinlikle haklısın;çok mümkün.Ne o, hemen gidiyor musun?
"Evet, Bay Holmes;bu işi bitirmeden dinlenmek yok bana.Bana verecek bir ipucunuz yoktur herhalde?"
"Zaten verdim."
"Hangisi?"
"Ee,bir gözbağı olabileceğini söyledim ya."
"Fakat neden,Bay Holmes,neden?"
"Ah,evet esas soru bu tabii.Neyse,bunu bir düşün.Belki de bir şey bulabilirsin.Akşam yemeğine kalmaz mısın?Pekâlâ, hoşçakal.Herhangi bir gelişme yaşanırsa haberimiz olsun."
Akşam yemeği bitmiş,masamız temizlenmişti ki Holmes ancak bir şey söyledi konuyla ilgili.Piposunu yakmış, terlikli ayaklarını da yanan şömineye doğru uzatmıştı.Birden saatine baktı.
"Gelişmelerin olmasını bekliyorum,Watson."
"Ne zaman?"
"Şimdi- birkaç dakika içinde.Herhalde az önce Stanley'ye oldukça kötü davrandığımı düşünüyorsundur."
"Kararlarına saygım var."
"Çok politik bir yanıt Watson.Konuya şu açıdan bakmalısın;benim bildiklerim resmi değil,Stanley'nin bildikleriyse resmi.Benim kişisel hükümler vermeye hakkım var ama onun yok.Bildiği her şeyi açıklamak zorunda,aksi takdirde mesleğine ihanet etmiş sayılır.Belirsiz bir vaka söz konusu olduğunda onu öyle kötü bir duruma sokmam,böylece bildiklerimi kendime saklarım;ta ki her şeyi kafamda yerli yerine oturana kadar."