Modern Oblomov

Modern Oblomov
@fgmli
29 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
10/10
·744 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
Üniversitede bir ders esnasında lisans öğrencilerinden birinin sorduğu soru, elinizdeki kitabın bazı bölümlerinin yazılmasını ve Diamond’ın önceden fark etmediği bir durumu düşünmesini sağladı. Bu soru aslında çok basitti: “Dünya üzerinde bir toplum, hayatta kalmasını sağlayan bütün ağaçları kesmek gibi nasıl feci bir karar verebiliyor? En son palmiye ağacını kesen adalının bunu yaparken ne düşündüğünü merak ediyorum.” Tüfek, Mikrop ve Çelik’te neden bazı toplumların diğerlerinden daha fazla geliştiğini, medeniyet yolunda nasıl hızlı adımlarla ilerlediğini incelerken coğrafya ve iklim faktörlerine eğilen Diamond, serinin ikinci kitabı olan Çöküş’te de özellikle geçmiş toplumların yok olma sebepleri üzerine araştırmalara girişiyor. Paskalya Adası, Pitcairn ve Henderson Adaları, Anasazi, Maya ve Vikingler gibi geçmişte yaşayıp yok olmuş toplumları ele alıyor. Yaşadıkları dönemde toplumlarının bir yok oluş sürecine girmesini kimsenin aklından dahi geçirmediği, -zamanlarına göre- kurdukları yüksek medeniyet ve gelişmişlik düzeylerinin ardından yaşadıkları çöküşün sebeplerinin irdelendiği bölümler inceleniyor. Diamond, toplumları çöküşe sürükleyen genel olarak 5 faktörden bahseder: çevre tahribatı, iklim değişiklikleri, düşman komşular, dost komşuların desteğinin azalması ve toplumun çevresel olsun ya da olmasın her türlü probleme verdiği yanıtlar. Çevre tahribatı başlığında çöken birçok toplumun temel çöküş sebeplerinden birinin bu olduğu vurgulanır. Ormansızlaşma, yer altı ve yer üstü kaynaklarının hızla tüketilmesi, nehir ve deniz sularının kirletilmesi, canlıların habitatına verilen zarar, ozon tabakasına verilen zarar, küresel ısınma, aşırı nüfusun sebep olduğu aşırı tüketim ve çöpler, kimyasal atıklar vb. insan yaşamını doğrudan etkileyen sebepler toplumlar
ÇöküşJared Diamond · Pegasus Yayınları · 2019613 okunma
Reklam

Modern Oblomov

, bir kitap okudu
10/10
·744 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
Jared Diamond
8.5/10 · 613 okunma
İnsanlığın 13 Bin Yıllık Gelişimi
9/10
·664 syf.··
2020 1. kitabı
Kitap Türkiye için özel bir ön söz ile başlıyor. Ülkemizin topraklarının da içinde olduğu Bereketli Hilal adı verilen bölgenin 13 bin yıl önceki önemi ve bunun toplumlar üzerindeki etkilerinin anlatıldığı bir ön sözden sonra İbn-i Haldun'un 14. yüzyılda söylediği “Coğrafya kaderdir.” cümlesine hak verirken buluyor insan kendini. İnsanın evrim tarihine kısacık bir göz attıktan sonra insanın kıtalara yayılma aşamaları, avcı-toplayıcılıktan yerleşik yaşama geçme safha ve nedenleri, bitki ve hayvanların evcilleştirilmesi, yazının evrimi, obalardan imparatorlukla yönetilen idarelere geçme gibi konular her bölümde ayrı ayrı ve derinlemesine ele alınmış. Her bölüm, insanlığın gelişimi üzerine azıcık da olsa düşünmüş birinin aklına en az bir kez gelmiş olan bir soru ile başlıyor. Yazar soruların cevaplarını verirken ardı arkası kesilmeyen başka sorular silsilesiyle daha karşılaşıyor okuyucu. Ancak her bölüm o kadar ustaca kurgulanmış ki sorular asla sıkmıyor. Kendi açımdan kitabın en güzel yanı, bu soruları açıklarken aşırı bilimsel bir dil kullanmaması, sayfaları terimlere boğmaması oldu. İddiaların arkeolojik kazılarla desteklenmesi de güvenilirliğini artırıyor. Mikrop bölümü özellikle ilgi çekiciydi, dünyanın şu an içinde olduğu küresel salgını ve farklı kıtalarda daha önce milyonlarca insanın ölümüne yol açan öteki salgınların nedenlerini, çıkış noktalarını açıklaması; bu salgınların bazı toplumların yükselmesine, bazılarının ise yok olmasına nasıl neden olduğuna dair tespitleri çok iyiydi. Tarıma ilk geçen topluluklar nasıl diğer toplulukları yok etti? İspanya 168 kişiyle, 80 bin kişilik İnka İmparatorluk ordusunu nasıl yenilgiye uğratabildi? Bazı halklar niçin tarıma geçemedi? Bazı hayvanlar niçin evcilleştirilemedi? Neden Avrupa değil de Amerika kıtası istila edildi?
Tüfek, Mikrop ve ÇelikJared Diamond · Pegasus Yayınları · 20189,5bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
Kitabı elime almam yaklaşık 6 ayı buldu, alelade bir aşk veya macera romanıyla muhatap olmadığımın farkındaydım çünkü. Öncesinde Kafka, Satre, Camus gibi varoluşçu yazarları severek okuduğumdan bu kitapta bu denli zorlanacağımı düşünmemiştim açıkçası. Bazı günler tek bir bölüm okuyabildiğim oldu, bazen de tek bir cümleden ötürü düşünürken buldum kendimi. Kalem elimden hiç düşmedi, altı çizili kısımların haddi hesabı yok. Hele bir de varoluşçu düşüncelere biraz temayülünüz varsa, başucu kitaplarınızdan biri olması kuvvetle muhtemel. İdeal, ruh, bunalım, Tanrı, kötülük, doğruluk, yaşamın amacı vb. birçok konuda fikirlerini okuyucuya sunuyor Cioran. Sadece ait olduğumuz toplum için değil, geçmişte yaşamış toplumların işleyişine de ayna tutuyor. Egzistansiyalistlerin toplumla arasının iyi olmadığı pekala malum; bu sebeple bu tür konularda yapmacık bir optimistlik vaat etmiyor asla. Bireysel deneyimleri, çoğulculuk ve toplum karşısında yüceltir. Ancak yine de bireyin yalnızlığına bir şekilde müdahale edildiğini, özgürlüğünün elinden alındığını belirtir. Böylesi bir kaosta kendisi olamayan insan için sık sık intihar vurgusu yapılır. “Dünyaya fırlatılan insan”ın bir kötülükler tarihi inşa ettiğini, felaketlerin sebep olucusu olduğunu düşünür(...) Bu sadece toplumla alakalı çıkarımlarım. Kitabı tam anlamıyla tanıtmak için bir makale yazılır. Kitabın size sorduğu sorular tokat gibi inecek yüzünüze ancak verdiğiniz cevaplar daha ağır gelecek. Yazarla kavga ederken bulacaksınız kendinizi; hiç hoşunuza gitmeyecek gerçekleri acımasızca haykırdığı için. Şimdiden keyifli okumalar diliyorum sayın çürüyen.
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma