Delikanlı, ahlak ve açlık arasında kuruntuya daldı. Bugün ahlaklarıyla övünenler bu hale düşseler acaba doğruluklarını koruyabilecek miydi? Açlığın zorlamasıyla çalanlara acaba hangi insaflı kanun ''Yeme, öl'' diyebilirdi? ''Çalış da kazan'' sözü gibi görünmeyen beylik bir öğüttür. ''İş, iş...'' diye havada çırpınan boş ellere niçin geçim dolabından bir kulp tutturulmuyor? Çalışmak isteyen her iyi niyetli kimseye iş var mı? Açlık, hayatın en büyük özrüdür. Asıl zararlı hırsızlar mideleri için değil, kasalarının yararına çalanlardır. Çaldıkça paralarını kabartarak doymak bilmeyendir.
Bulduğumu oburca yemektense
Kıvranır da aç kalmayı seçerim.
Ağzıma geleni söylemektense
Susarım, taş kesilir geçerim.
Yalnızlıkta resmolur asıl namus
Ruh alçalır zoraki birliktelikte.
Çok daha iyidir yaşamak övgüsüz
Övgü almak için ödünç övmektense.
Rüzgara göğüs gerdim ısrarla
Estiği yöne savrulmadım asla.
Dolu yağarken altında dikildim
Girmedim şemsiyeli kola rahat için.
Her güzele tutulmadan yaşamayı da bildim.
-Tanzila Zumakulova
Çınarlar yine acıyla hışırdıyor
Yine onursuz bir savaş var bir yerde
Kardeş kardeşe nişan alıyor,
Ve ölüm mazlumu buluyor yine.
Yine bir yerlerde köyler yakılmış
Ağlıyor kurban ve cellat gülmede
Oysa çok olmadı göreli o düşü
Artık kan akmayacaktı hiçbir yerde.
Varsın tek bir kaya üstünde gürlesin gök
Düzgün kalamaz hiçbir kaya
Kederlenir her ağaç
Kesilen kendi olmasa da.
-Kaysın Kuliev
Bu rızıksızlığımızdan dolayı kimden ve ne davasına hakkımız olabilir? 'Kısmetimiz yok' tevekkülü ile ağzımızı kapamalı. Ama içerden mide durmuyor, bağırıyor, bağırsaklar açlıktan beni ezerek, ölümle tehdit ederek, istiyor. Onun bunu istemeye yetkisi var da, benim bu davayı dışarıya duyurmaya ve yardıma gücü olanlarlara dinlettirmeye neden hakkım olmasın?