Roman tadında bir hatırat.
Bütününü ele aldığımızda bambaşka konuları bir arada sunan eser; yaşandığı dönemin ilerisinde feraset taşıyan siyasi ve beşeri tespitleriyle hayranlık uyandırıyor. Eser, okuyucuyu 20.yüzyılın ilk çeyreğine götürürken anlatıcının tüm mecaresına ortak ediyor. Aynı zamanda okuyucuyu sürükleyici ve akıcı sayfaların içerisine çekerek; gezgin, seyyah, tüccar, savaşçı, esir, diplomat, asker, kurnaz bir kaçkın gibi sıfatlara ve ruh haline sokuveriyor.
Ruhunda ve kalbinde Ulu Türkistan hasreti ve ateşi olan herkesin okuması ve hissetmesi gereken bir kitap.
Dönemin Hindistan'ı, Afganistan'ı, Türkistan'ı, Çin ve Japonyası hatta devamında Avrupası hakkında birinci ağızdan pek çok bilgi ve tespit yer alıyor. Aynı zamanda dönem insanının düşünce yapısını, karakteristik özelliklerini ve yaşam biçimlerini de ele alıyor. Bu da doğal olarak tarihe merakı olanların ilgisini cezbediyor.
Eminim ki pek çok okuyucu kitabı okurken Adil Hikmet Bey'in yerinde olmak istemiş, ona imrenmiştir. Hatırat olması hasebiyle bazı konularda hiç şüphesiz mübalağa olma ihtimali olsa bile baştan sonra cesaret, akıl ve hamiyet taşıyan bu beş kahramanın yaptıkları, başardıkları şeyler elbetteki takdire şayandır. Aziz ruhları şad, mekanları cennet olsun...