"Eskiden küfelik oluncaya kadar içerdi. Ama kızı intihar ettikten sonra tövbe etti, o gün bugündür içmiyor.” İntiharı duyunca Madenci’nin yüzünde bir şey patlayıp dağıldı, kapkara oldu yüzü. "Niye intihar etti kızı?" "Yaşamak ağır geldi herhalde, ne bileyim. Sevda dediler ama değil. Olsa bilirdik." "Değilse niye sevda dediler ki?” "Bir tek sevda yüzünden intihar edenleri affediyorlar da ondan. Sen hiç borç yüzünden intihar edenin arkasından türkü yakıldığını duydun mu?"
Suç böyle bir şey diye düşündü, asla kendisiyle sınırlı kalmaz, geçmişi de ortaya döker, yeniden yazar, kuyruğuna başka şeyler takılır, devasa bir günah haline gelir.
"Kadının sesini ilk kez duydum," dedi. “Sesi çok gençti ama yüzü çok daha yaşlı gösteriyordu.” Mürşit "Buralarda kadınlar çabuk yaşlanıyor," dedi "yükleri çok ağır." Şükran'ı düşündü sonra, o da çabuk yaşlandı, Mürşit’i taşımaktan. “Bu memleketin her yerinde kadınlar çabuk yaşlanıyor," dedi Madenci.