SADIK BAYDERE

Köy enstitülerinde aldığımız vatan sevgisi çok sağlam temellere dayanıyordu. Biz, kıraç topraklarda fidan yetiştirecek, fersiz gözlere ışık getirecek ve mutsuz yüreklere taze kan verecektik. Böylece, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimlerine ve ilkelerine bağlı bir gençlik yetiştirecektik...
Sayfa 116·Kitabı okudu
Köy Enstitüleri
Reklam
21 Temmuz 1946'da yapılan seçimlerden sonra kurulan Recep Peker hükümetinde Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel'e kabinede yer verilmemiş, yerine Reşat Şemsettin Sirer atanmıştı. Bu tarihten sonra köy enstitüleri için kötü günler başlıyor demekti... Yüksek Köy Enstitüsü kapatılırken, İsmail Hakkı Tonguç ve M. Rauf İnan başta olmak üzere köy enstitülerinin yüksek düzeydeki yöneticileri birer birer görevlerinden alınıp sürgüne gönderiliyorlardı... Köy enstitülerinde uygulanan "iş içinde eğitim" uygulamasına son veriliyor, klasik okullarda uygulanan dört duvar arasında yapılan eğitim sistemine dönülüyordu. Yani 1946 seçimlerinden sonra, "demokrasiye geçiyoruz" savıyla aslında ülkemizi yönetenler yön değiştirmiş; böylece başta Amerika olmak üzere Batılı ülkelerin yörüngesine girmiş oluyorlardı...
Sayfa 108·Kitabı okudu
Köy Enstitüleri
İftira...
Okulumuzun doktoru Faruk Sükan, DP iktidarı döneminde içişleri bakanı olduğunda, İvriz'de görev yaptığı dönemde tuvalet çukurlarında cenin ve bebek cesetleri gördüğünü söyleyerek İvrizliler başta olmak üzere köy enstitüsü mezunlarını dehşete düşürdü. Bu iftiraya hala inananlar var ne yazık ki !..
Sayfa 96·Kitabı okudu
Köy Enstitüleri
Ziraat Marşı...
İvriz Köy Enstitüsü'nde, uygulamalı tarım dersleri için tarlaya, bahçeye çalışmaya giderken Behçet Kemal Çağlar'ın yazdığı, Adnan Saygun'un bestelediği Ziraat Marşı'nı coşkuyla söylerdik. ... Kuracağız öz yurda dirliği, düzenliği, Yıkıyor engelleri yurdun egemenliği. Görsün köyler bolluğu, rahatlığı, şenliği, Bizimdir o yenilmek bilmeyen Türk Benliği. Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz, Biz yurdun öz sahibi efendisi köylüyüz...
Sayfa 72·Kitabı okudu
Köy Enstitüleri
Yollar...
Ihlara Köyünden Aksaray'a uzanan 40 km yol gibi, bütün köy yolları patika denen ve bir eşeğin geçebileceği kadar incecik bir çizgiye benziyor, uzayıp gidiyordu köyden köye, köyden kente. 600 yıl hüküm sürmüş, kendine köşkler, saraylar yaptırmış koskoca Osmanlı hanedanı köylerde yaşayan tabaasına daha iyisini yapmamıştı.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Osmanlı Hanedanı
Reklam