Gençlerimizin tarihi Emek Sineması'nın yıkımına karşı 7 Nisan 2013 tarihinde düzenledikleri protesto gösterilerinin, iki ay gibi kısa bir süre sonra Cumhuriyet tarihimizin en büyük sivil başkaldırısı olan Gezi Parkı direnişinin öncü sarsıntıları olduğunu o zaman bilmiyorduk.
Koskoca bir şehir, Emek'i yıkılmaktan kurtaramamıştı. Bu defa ülkenin yöneticileri kentin en değerli meydanındaki asırlık bir parkı da yok ederek, yerine yine alışveriş merkezi yapmak istiyorlardı.
Ülkelerinin haysiyetine susamış olan gençlerimiz, ülke yöneticilerinin özel hayatımıza yaptıkları baskılara, demokratik olduğu iddia edilen bir ülkede uyguladıkları keyfi, buyurgan ve hakaret dolu davranışlara karşı tepki olarak, bir büyük sivil başkaldırıya imzalarını attılar. Gezi Parkı direnişi, ülkenin üzerine atılan ölü toprağını kaldırdı.
Estela Bravo (1933-) adında bir New Yorklu çeşitli engellemelere rağmen yıllardır yaptığı filmlerle, Amerika'nın bütün dünyaya dikte ettiği resmi tarihe başkaldırıyor, Orta ve Güney Amerika halklarının yoksulluklarını, emperyalist güçlerin düzenlediği darbelerin arka planlarını, diktatörlerin kendi halklarına uyguladıkları insanlık dışı işkenceleri, Küba'dan Amerika'ya kaçan göçmenlerin dramlarını yaptığı filmlerle bütün dünyaya gösteriyordu.