Oysa lstanbul da, bütün öteki şehirler gibi, üzerinde yaşıyan insanlar, iyi, haklı, güzel işler yaptıkları zaman, böyle kasvetli günlerde bile temizlenip gençleşir ... Her yerinde korkaklık, adilik, yeniklik varsa suç onun mu?
"Bunlar nasıl meseleler komutanım? Kim kiminle çekişiyor? Niçin? Ekmek isteyenlere, varsa, ekmek verilir. Duraklanmaz. Ekmek yoksa katlanılır, istenmez! Hayır. Bu dünya, bizim, savaş patlayınca bırakıp gittiğimiz dünya olamaz. Biz demek ki savaşa gitmedik, eski dünyamızdan çıkıp gittik. Sonra, bir başka dünyaya, bize yabancı bir dünyaya savrulduk. Dış görünüşün eskisine benzerliği yalan ... Alçakça bir oyuna geldik bizler, komutanım ... Düşmanlarımız bizimle eğleniyor? Dayanılır mı buna ... Dayanılır mı hiç?
"Bazen merak sadece vakit kaybıdır" sözünün kitaba dönüşmüş hali.
Kadını metalaştıran, kadınların okumasının dine aykırı olduğunu vurgulayan, kadınların sadece evinde dört duvar arasında olması gerektiğini, sosyal hayata karışan bütün kadınlara açık açık fahişe diyen, hiç bir edebi değeri olmayan kitap.
Kitapta sürekli başı açık kadınları; mini etekli, gavur, konsomatris* makyajlı vs. tanımlayan ve başörtüsü takmadığı için her erkeğin ondan faydalanmakta hakkı olduğunu savunan ahlak dışı fikirler mevcut.
Ayrıca kitapta arkadaşları ile eğlenmeye gidip, içkisine ilaç atılarak tecavüz edilen Zeynep'in intiharı alkışlanmakta ve zaten yapması gereken buydu denmekte. tecavüzü sosyal hayatta aktif olan kadının hakettiğini savunmaktadır.
Buna karşılık yazarın bilinç altındaki "hem maddi hem manevi, yaşca büyük olgun erkek" fantazisi sürekli vurgulanmakta.
Son olarak; son hak dinin yüce peygamberi bile dini yaymak için senelerce uğraşmışken, baş karakterlerden Bilal ve feyzayı gören dinsiz, ahlaksız bütün insanlar saniyesinde dine yönelmekte, kapanıp 5 vakit namazına başlamaktadır. Dini roman değilde fantastik roman kategorinde değerlendirilse yeridir.