"Neye inanmaktan bahsediyorsunuz?" diye sordu Atiye, "Eğer Allah'ı kastediyorsanız ben Allah'a inanıyorum zaten. Üstelik O'nu çok seviyorum!"
"İnanıyorsun, evet," dedi Emin Dede, "Hepimiz inanıyoruz. Gel gör ki O'na güvenmiyoruz. Bizden razı olsun istiyoruz ama çok azımız O'ndan razıyız. Bizi sevdiğine ve bizim için mükemmel bir planı olduğuna inanmakta zorlanıyoruz."
"...; ama hiçbir şey, yeryüzünde hiçbir şey çaresizliği, kendinden ümidi kesmişliği, daha hayattayken ölmüş olmayı bu hareketsizlik, şakır şakır yağan yağmurun altında bu durgun ve duygusuz duruş, ayağa kalkamayacak kadar, korunacak bşr dam altı bulmak için birkaç adım atamayacak kadar yorgun olmak, kendi varlığına karşı bu olağandışı ilgisizlik kadar sarsıcı bir şekilde ifade edemezdi."