Aslında, bir yanım, düşünce insanı olmadığımın, sezgilerimin rehberliğinde yaşamakta olduğumun zaten farkındaymış, ama klişelerden ve şartlandırmalardan ötürü bunu idrak edememişim.
Doğadan üstün olduğu sanısına kapılıp onu dilediğince tüketen uygar insan, hayvanın, bitkinin, toprağın ve doğa insanının bilgeliğinden yoksun bir varlık. İnsan Ay’a gittiği gibi, gün gelir Mars’a da gider, daha öteye de. Çünkü, doğanın kendi bilgeliğinden yoksun bırakılmış olmanın hırçın yalnızlığını ödünlemek zorunda. Kendini anlayabilme konusunda ise sınıfta kalmıştır.