Düşünüyorum o halde varım
Puan vermedi·264 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 16:52
Öncelikle kitap, diğer kitaplara nazaran farklı bir hava sunuyor bize. Dönemin almanyasına göre baya farklı türde ve özenle hazırlanmış bir kitap diyebiliriz. Yazarımızdan yola çıkalım, ilk olarak yazarımız diğer insanlara nazaran biraz daha şanslı doğmuş biridir. Bunun nedeni yazarımızın babasınında tarih mezunu olup yazar olmasıdır. İkiside tarih bölümü bitirmiştir fakat yazarımızın yazar olma serüveni biraz karmaşıktır. Oyunlar, fıkralar , makaleler derken sonra yazarlığa başlamıştır. Kitabın içeriğini yorumlarsak kitapta; tek bir türün değil, bir sürü türün hakimiyetini görüyoruz. Başlangıçta biraz hüzün, sonrasında polisiye, sonrasında cinayet, sonrasında gizem türüne evrilen bir kitap. Bu nedenle tek bir tür içeriğinde barındırmamız doğru olmaz ve bu tür karmaşıklığın kusursuz ahenki sayesinde kitap, günümüze kadar halen popülaritesini sürdürmekte ve döneminin de en vurgulu kitaplarından sayılmaktadır. Kitabın konusuna gelecek olursam, bazı kısımlarını okurken beni gerçekten rahatsız eden partlar çok fazlaydı. Yazarımız ve çevirmenimiz bu konuda gayet iyi iş çıkarmışlar. Başta o bebeğe yöneltilen betimlere üzülürken daha sonrasında bizi bir merak duygusu kaplıyor. Nasıl yaptığı ve neden böyle olduğuyla ilgili. Ana karakterimizin koku hafızası ve duyusu diğerlerine göre çok daha iyi olduğundan bu kendine bahçedilmiş özellikle birlikte kendi içsel arayışına çıktıktan sonra yaşadığı zorlukları görüyoruz. Ardından bununla birlikte yaptığı cinayetleri. Ana karakterimizin gerçekten duygusu var mıydı yoksa sadece kokusunu alabildiği şeylere mi bir anlam atabiliyordu. Sadece bir kez duygu hissediyordu o da kokusuyla tanımlayabildiği için. Karakterimizi kötü ya da iyi diye bir kefeye koymak doğru olmaz sadece psikopat. O döneme nazaran da bakarsak: savaş zamanları kıtlık
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201827,3bin okunma
Talat Paşa
10/10
·120 syf.··
2026 44. kitabı
Hüseyin Cahit Yalçın çok değerli bir gazeteci. Talât Paşa hakkında yazılarını okumak beni çok mutlu etti. Kitap içerisinde Talât Paşanın farklı yönlerini ve neden Büyük Efendi olduğunu çok net hissedebilirsiniz. Vatanseverliğin ne olduğunu, görevini yapmanın ne demek olduğunu net bir şekilde hissedebilirsiniz. Son kısımdaki hatıralar ve fıkralar kısmı da pek keyifliydi. Göktürk Ömer Çakır ve Ötüken yayın evine bu çalışma için teşekkürler.
Talat PaşaHüseyin Cahit Yalçın · Ötüken Neşriyat · 2020439 okunma
Reklam
9/10
·112 syf.··
2026 57. kitabı
Kitabı elime alırken Orta Çağ'dan kalma bir metnin beni bu kadar saracağını pek tahmin etmiyordum açıkçası. Petrus Alfonsi’nin Âlimin Eğitimi eseri, mesafeli duran eski kütüphane havasını beklerken insanı şaşırtan cinsten. Okurken kendimi ağır bir edebi metni çözmeye çalışıyor gibi değil de, sanki bir akşamüstü bilge bir dostla oturmuş, hayata dair dertleşiyormuş gibi hissettim. Alfonsi’nin dünyası gerçekten çok enteresan. 12. yüzyılda yaşamış ve Doğu ile Batı arasında köprü olmuş bir isim. Doğu’nun o bildiğimiz masal geleneklerini, Arap ve Hint kültürünün esintilerini Batı’nın dünyasıyla o kadar doğal harmanlamış ki... Kitap aslında temel olarak bir babanın oğluna verdiği hayat derslerinden, ahlak öğütlerinden oluşuyor. Ama bunu öyle sıkıcı, şunu yap, bunu yapma gibi kuru bir dille anlatmıyor. Araya ufak fıkralar, hayvan hikayeleri ve tatlı nükteler serpiştirmiş. Aradan geçen neredeyse bin yıla rağmen insanın o bitmek bilmeyen hırsları, dostluk arayışı, zaafları ve hayal kırıklıklarının zerre değişmemiş olması beni okurken en çok düşündüren şey oldu. Yüzyıllar öncesinden gelen bu küçük hikayeler, bugün bizim yaşadığımız karmaşaya da çok naif bir ayna tutuyor aslında. Tabii ki bazı yerlerde yazıldığı dönemin o didaktik, zaman zaman ataerkil veya mesafeli havasını hissediyorsunuz, sonuçta o zamanın dünyası ve zihniyeti çok başkaydı. Ama o kısımları da o dönemin insanını, düşünce yapısını anlamak için birer küçük ipucu gibi görmek bana daha doğru geliyor. Özetle, bir çırpıda okunup hemen rafa kaldırılacak bir kitap değil bence. Aksine, başucunda tutup her gün belki sadece bir iki hikaye okuyarak, sindire sindire üzerine düşünmek çok daha keyifli olacaktır. Kitaplığımda sakin, derinlikli ve samimi bir iz bıraktı. Tavsiye ederim.
1000Kitap
Âlimin EğitimiPetrus Alfonsi · Pinhan Yayıncılık · 202318 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Kitap çok güzel bilgiler içeriyor. Evlilik öncesi,sonrası ile çok güzel bilgiler var. Arada fıkralar da koymuş yazar. Ben sıkılmadan okudum. Kendimi terapiye gitmiş gibi hissediyordum
Evleniyor muyuz Eğleniyor muyuzMustafa Atak · Hayat Yayıncılık · 201524 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 25. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 21:22
Bilgiyi anlaşılır bir şekilde anlatabilirsen eğer o bilglye hakimsin demektir. Felsefeyle ilgili temel bilgileri fıkralarla anlatan hem güldüren hem de düşündüren,felsefeyle ilginiz olmasa dahil sadece fıkralar içinde okunacak bir kitap. Kitabı okurken ben bu fıkrayı burada anlatmalıydım ya da bu fıkra aklımda kalsın muhakkak işime yarayacak diyeceğiniz bir kitap. Şimdiden keyifli okumalar
Hayata Dair
Platon Bir Gün Kolunda Bir Ornitorenkle Bara GirerDaniel Klein · Aylak Kitap · 20122,424 okunma
Çocuklara kötülüklerden korumak için yapılacaklar listesi
8/10
·195 syf.··
2026 4. kitabı
Suçlular sadece başka insanları hedef seçmediler. Yani yakın akrabalardan yada Koç, hoca amca gibilerden de çıkabilir. Bazı ebeveynler Belki de çocukları tedirgin etmekten korkarak hiçbir şey yapmazlar. Maalesef bu başını kuma gömme tarzı yaklaşım çocukların savunması kalmasına sebep olur. Tüm eleştirilere itaat etmelerini gerektiren katı bir tarzda yetiştirilmiş çocuklar özellikle risk altındadır.@ Hayatta hiçbirimiz her şeyi çözemeyiz, Bu yüzden başkalarının tavsiyelerine başvurur. Çocuk yetiştirme konusunda ucuz teorilere başvuranlar, kendilerini Nasrettin hoca'nın masalında yanlarında bir eşekle ve oğluyla giden hocanın durumunda bulurlar. Yani ne yapsalar çözüm bulamıyormuş gibi hissederler. Sezgi ve sağduyudan yararlanmak Sezgi bir şeyi düşünmeden anlamanı sağlayan ani bir histir. Mesela ani ve sebepsiz bir duyguyla karşıdakinin iyi biri olmadığını hissedebilirsiniz işte bu sezgidir. Mesela bazı iş adamları sahte bir işin neredeyse kokusunu alır. Birkaç yıl polislik yaptım ve Sezgin kayda değer bir şekilde gelişmeye başladı. Sezgi ve sağduyu birlikte gider. Birçok insanın başı sağduyu görmezden geldiği için belaya girer. Sağduyu, eğer bir şey gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa, genellikle gerçek olmadığını öngörür. Mesela baba çocuklarıyla aşırı ilgilenen bir Koru şefini tuhaf bulduğunu ancak çocukların ve annelerinin bu ilgiden memnun olduklarını bildiğinden onların mutsuz etmek istemediğini itiraf etmiş. Yani sağduyu ve sezgisini görmezden gelmiş ve bedelini oğlu ve ailesi ödemiştir (tacizci bir Kore şefi olayından alıntı) yetişkinler sağduyu sahibidir bunu çocuklarına da geçirmek için çaba göstermelidir. Küçük çocuklara bile sezgilerine güvenmeleri öğretilebilir. Şüphelenen bir çocuk kaba davranmaktan korkmadan kaçmalıdır. Çocukların sevgilerini
Çocukları Kötülüklerden KorumakRobert Stuber · Beyaz Yayınları · 19986 okunma
Reklam
Reklam