Fidan

Fidan
@fikretzadeee
Azerbaijan, 24 Kasım
32 okur puanı
Ekim 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·
Beğendi
Sevgili Zeze; Bu satırları, çocukluğumdan yazıyorum sana. Tutsak bir çocukluktan yazıyorum; yoklugun aç bir canavar gibi, her şeyi yuttuğu bir dönemden. Canım Zeze; Ben de çocukken yaramaz bir çocukmuşum. Ama seninki gibi masum değil. Kırardım ben de camları, pencereleri. Sonra annemi kızdırır, uyur numarası yapar ve kalkıp, annemin komşular için hazırladığı kekleri gecenin bir yarısı yiyip, uyurmuşum. Tabi sabah kalktığımda evde bir curcuna. Annemden yediğim dayaklar, senin, babandan yediğin kadar kötü olmasa da, anne terliği denen o son model silahla vurulurdum hep ve annem gerçekten çok iyi bir nişancıydı. Her defasında beni vururdu mutlaka. Ve Canım Zeze; Senin Portuga gibi, benim de dedem vardı. Kendisi öğretmendi, tıpkı babam gibi. Ne zaman annemden dayak yesem ya da esnaftan azar işitsem, kendisine koşar, ona bütün yediğim dayakları ve azarları anlatırdım. Beni kucağına alır, öğütler verir ve oyunlar oynardı. Bazı geceler bize gelirler ve bizde kalırlardı. İşte o gecelerde ne kadar yaramazlık yaparsam yapayım, annem bir şey demezdi ( diyemezdi :)) ) Dedem izin vermezdi bana kızmasına annemin. Ve uyumaya gönderirken annem; dedeme, bana masal anlatması için yalvaran gözlerle bakardım. O da beni kırmaz, uyuyana kadar başımda bekler, saçlarımı okşar ve masallar okurdu. Ve uyurdum. Canım Zezem; Portuga'yı kaybetmenin vermiş oldugu acıyı, ruhunun en derinlerinde nasıl hissettiğini çok iyi anlıyorum. Çünkü ben de dedemi elim bir trafik kazasında kaybettim. Okula giderken, karşıdan karşıya geçtiği anda, kör olası bir otobüsün altında kalmış ve oldugu yerde vefat etmişti. Bunu ilk duydugumda Zeze, o kadar yıkılmıştım ki, birkaç gün ağlayamamıştım bile. Hiçbir şey yemiyor ve içmiyordum. Bir gece dedemi rüyamda gördüm ve hıçkırıklarla ağladım. O kadar ağlamışım ki,
Edebiyat
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275bin okunma
Reklam
Puan vermedi
Harika bir kalemle karşınızdayım. Okurken her ne kadar farklı kulvarda da olsa Dönüşüm'e çok benzettim. Kafka çok karamsar, özgüvensiz, kendini değersiz gören, ölümle yatıp kalkan bir adam. Milena'ya hastalık süresince umut verse de kendisinin öleceğinden hep emin. Milena'nın onu sevdiğine bir türlü inanmayan ama onun için her şeyi yapabileceğini söyleyen aynı zaman da da işten bile izin alacak cesareti olmayan bir adam. Kafka aşkını okurken iliklerime kadar hissettim. Kafka, keşke o zamanlar sana değer veren bir ailen ve değer veren arkadaşların olsaydı. Belki de o zaman o amansız hastalığa yenilmeyecektin Milena gibi. Okurken hikayelerini çok merak ettim ve araştırdım. Çok özel ve anlamlı olan aşklarında birbirlerine en yakın bir o kadar da en uzaklardı. 2 yıla yakın mektuplaşmalar Kafka'nın kendini acı içinde bulmasıyla son buluyor. Kafka artık mektuplarda yazanlara dayanamıyor ve çok sevmesine rağmen mektuplaşmayı bitiriyor. Okurken duygusallaşıp, Kafka'ya çok kızdım. Ne vardı azıcık kendini sevebilseydin ne olurdu sanki? Kitapla ilgili en büyük keşkem, Milena'nın mektuplarının olmamasıydı. Keşke onlar da olsaydı. Milena kendi mektuplarının yakılmasını istemiş. O yüzden ondan geriye kalan bir şey yok.
MilenaKolektif · Edebi Şeyler Yayınevi · 201619 okunma
Eye in the Sky
8/10
·
Beğendi
Gökteki Göz Philip K. Dick'ten okuduğum ilk kitap oldu. P.K. Dick'in külliyatı 2015 yılından itibaren Alfa yayınları tarafından düzenli olarak yayınlanıyor. Şuana kadar 26 romanı ve Toplu Öyküleri adı altında 4 adet cilt çıkmış durumda. Yazara nereden başlamalıyım, hangi kitapları tavsiye edersiniz sorularına genelde öykülerinden başlayın tavsiyesi veriliyor. Ama öykü okumayı çok sevmediğimde ve mevcut şartlar içerisinde toplu öyküleri almak istemediğimden kitaplarından biri ile başlamak istedim. Seçimim de Alfa tarafından yayınlanan ilk kitap oldu. Gökteki Göz aynı zamanda yazarın yazdığı üçüncü kitapmış, yani başlangıç eserlerinden birisi. Kitapta bir noktaya kadar ne okuyorum ben, bu saçmalıklar da ne dediğimi itiraf etmeliyim. Başlangıç için yanlış kitabını mı seçtim diye düşündüm. Ama baş karakterle birlikte yaşadığım bir aydınlanma anından sonra kitap inanılmaz zevkli bir hale geldi sonuna kadar akıp gitti. Burada söylemem gerekir ki kitap arkası tanıtım yazısını -ki 1K kitap detay sayfasında yer alan aynı tanıtım yazısını da- kesinlikle okumayın. Bahsettiğim aydınlanma anını yaşamanıza engel olacaktır. Spoiler vermeden konudan bahsetme şansım yok ki kitap arkasındaki yazı da konunun ne olduğundan bahsediyor. Bence bu kitabı hakkında hiçbir şey bilmeden okumak en güzeli olacaktır. Yazarı ilk defa okuyacaklar için biraz zorlayıcı olabilir ilk bölümler ama bir noktadan sonra sabretmeye değdiğini göreceksiniz. Kitap Gökteki Göz adını da bu ilk bölümden alıyor.
Gökteki GözPhilip K. Dick · Alfa Yayıncılık · 2019256 okunma