Doğru yere sondaj yaptığımız takdirde içimizde bir odak kuyusuna rast gelmenin mümkün olduğunu, buradan fışkıran o uzun odak dalgasının zorlu görevleri sancısız, hatta keyifli bir şekilde gerçekleştirmemizi sağladığını keşfetmeye başlamış Mihaly. Bunun için nereye sondaj yapmamız gerekir peki? Akış hallerini nasıl doğurabiliriz ?
Öncelikle açık seçik tanımlanmış bir hedef seçmeniz gerekiyor. Belirlediğiniz hedefin peşinden gitmeye ve bunu yaparken diğer hedeflerinizi kenara koymaya karar vermiş olmanız gerekiyor. Akış hali için tek bir görevle meşgul olmanız, diğer her şeyi kenara koyup tek bir şey yapıyor olmanız şart.
İkincisi, sizin için anlam taşıyan bir şey yapıyor olmanız gerekiyor.
Üçüncüsü, becerilerinizin sınırında duran ama ötesine geçmeyen bir şey yapıyor olmanın akış haline faydası oluyor.
“Kaya tırmanışının albenisi tırmanışta yatıyor; bir kayanın tepesine ulaşıp seviniyorsunuz ama aslında tırmanış hiç bitmesin istiyorsunuz. Tırmanışın gerekçesi tırmanış, şiirin gerekçesinin yazmak olması gibi tıpkı. Olsa olsa kendi içinizdeki bir şeyleri fethediyorsunuz…
Yazma edimi şiirin gerekçesini oluşturuyor. Tırmanış da aynı: bir akış olduğunun farkına varmak. Akışın amacı akışı devam ettirmek: bir doruk veya ütopya aramak değil akışın içinde kalmak. Yukarı çıkmak değil devamlı akış halinde olmak; akışa devam etmek için yukarı çıkıyorsunuz.
Gürültülü bir odada otururken dikkat becerinizin ve yaptığınız işin kötüye gittiğine ilişkin geniş çaplı bilimsel kanıtlar bulunuyor. Örneğin sessiz sınıflara kıyasla gürültülü sınıflarda ders gören çocukların dikkat becerisi daha az oluyor.