Filiz DURU

Filiz DURU
@filizduru
Bilgisayar Mühendisi
37 okur puanı
Temmuz 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·238 syf.··
2025 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2025 23:24
Ve bitti... Bir an hiç bitmeyecek sandım! Öyle güzel iç içe hikayeler vardı ki her an bir başkasının içine düşebilirim diye düşündüm ama olmadı! Kayıp gitti ellerimden Puslu Kıtalar Atlası Puslu Kıtalar Atlası... Çok kitap inceledim bu uygulamada. Ama itiraf ediyorum en çok bu incelemeyi kafamda kurmakta zorlandım. Postmodernizm, iç içe anlatım, üst kurmaca... Ne çok hikayeye şahit oldum, ne farklı kahramanlar tanıdım... Lağımcılar, dilenciler, mutlular, dertliler... Sizin için spoiler vermeden incelemeye çalışacağım, olaydan çok verdiği duygudan yola çıkarak! En çok "kesişmeleri" sevdim bu eserde. Farklı hayatlar öyle ustaca birleşiyor, farklı hikayeler öyle güzel birbirine bağlanıyordu ki... Tam işte konudan koptuk dediğim yerde en olmadık yerinden tutundu olaya yazar. Tam bir masala geçtik derken, gerçekliğin dibinde bulduk kendimizi. Tam düşteyiz derken, aslında hiç bu kadar uyanık olmadığımızı fark ettik. Sahi düş neydi? Gerçeklik neydi? Sorular... Ne çok soru birikti okurken içimde. Gerçekten var mıyım onu bile sorguladım. Ya da siz gerçekten var mısınız? Belki de sadece benim düşlerimin ürünüsünüz! Ne diyordu René Descartes René Descartes: Düşünüyorum, öyleyse varım. Belki siz de ben düşündüğüm, hayal ettiğim müddetçe varsınız! Ya da tam tersi değil mi? Ben sizin hayallerinizde varım? Yahya Kemal Beyatlı Yahya Kemal Beyatlı: İnsan âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar," der. Hayal! Ne çok şey saklı bir kelimede değil mi? Kimi zaman gerçek olur kimi zaman hep uzaktadır. Düşlere dokunmak mümkün olabilir mi? (s. 127) Hadi bu sorunun cevabını beraber arayalım!
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·132 syf.··
2025 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2025 11:46
Kendime Düşünceler kitabındaki düşünce yapısına ulaşılmanın zor ve azimli bir çaba gerektirdiğini düşünüyorum. Çünkü günümüz standartlarında şekillenen çevre ile insanlardaki kazanma hırsı ve doyumsuzluk göz ardı edilmeyecek seviyede. Ama ben inanıyorum ki insan yaşam içerisinde öz farkındalığının farkına varıp stoacılık felsefesini benimsediği takdirde daha temiz bir toplum oluşacaktır. Kitap bayağı güzel ve basit anlaşılır. Sadece Marcus Aurelius abimizin öğütlerini bulunduğumuz çağda yapılması zor olduğunu tekrardan belirtmek isterim.
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,8bin okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2024 76. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2024 08:10
Bu kitabın son sayfalarına geldiğim zaman bana Pablo Nerudo’nun şiirini aklıma getirdi. Tarif edecek daha iyi kelimeler bulamazdım bundan dolayı yazmayı düşündüğüm incelememden vazgeçtim. Yavaş yavaş ölürler Yavaş yavaş ölürler Seyahat etmeyenler. Yavaş yavaş ölürler Okumayanlar, müzik dinlemeyenler, Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar. Yavaş yavaş ölürler Alışkanlıklarına esir olanlar, Her gün aynı yolları yürüyenler, Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler, Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyenler, Bir yabancı ile konuşmayanlar. Yavaş yavaş ölürler Heyecanlardan kaçınanlar, Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek istemekten kaçınanlar. Yavaş yavaş ölürler Aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler,
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,7bin okunma
Puan vermedi·672 syf.··
2024 74. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2024 22:00
Ressamın İsyanı, bütün iyi kitaplar gibi kafamda birçok soru işareti açtı. Caravaggio için “Leonarda, Michelange Botticelli antik Yunan özentisinde insanı abartılı güzellikte yaparken, o kendi halinde resmetmiş. Gerçeğin doğallığında ideali silmiş, resmi tepetaklak etmiş. Sanat dünyasını sarsmış.” diyor. Sanat ve “güzellik” ilişkisi üzerine tartışılacak ne çok şey var. Bir de sanatçının dönemin iktidarına, egemen inancına teslimiyeti konusu var. Caravaggio’nun resimlerindeki o baskın karanlık duygusu ışık ve gölgeyle yaratılan o tekinsiz dünya döneminde “ezber bozan”, kilise tarafından kabul görmeyen bir tarz. Caravaggio “ Azize Lucia’nın tepesine melek koymasını isteyenlere ‘Melekler varsa, gösterin yapayım” diye meydan okumuş. Meryem modelleri de fahişelermiş. Üstelik bunu engizisyon döneminde yapabilmiş. Yazar, Caravaggio’yu Nazım Hikmet’e benzetiyor. Yaşadıkları dönemde “Ölüsü dirisinden makbul” ve bugün “bir kültür mirası” olarak...Kitabın sonunda Vassaf’ın Papa’ya bir mektubu ve bir kampanya duyurusu var. Engizisyon tarafından sapkın ilan edilip yüzüne demir maske geçirilen ve yakılan Giordano Bruno’dan özür dilenmesini istiyor. 400 yıl sonra...
Ressamın İsyanıGündüz Vassaf · Everest Yayınları · 2023299 okunma
10/10
·416 syf.··
2024 73. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2024 18:02
roman için söylenebilecekler muhtelif değildir. herkese aynı hissiyat geçer hemen hemen. romanda ezilen, kocası tarafından hor görülen, dövülen, gözü açılmamış, din diye hurafelere, gerçek diye toplumsal dayatmalara inanan bir ana ve çevresinde şekillenen sosyalist devrim anlatılıyor. ana figürü hem dramatize ediliyor, hem de ana figürünün yansıttıkları, başta rus, sonra tüm dünya halklarına sosyalizm öğesini, belki de insanın en zayıf yeri; anasıyla ilişkilendirip ortaya koyuyor. gorki'yi gerçekten tebrik etmek gerek bu konuda. romanın sonu gayet hazin; ana, yani bu figürün temsil ettiği değerler, çar yandaşları, yani mevcut kurulu sömürü düzeninin adamları tarafından dövülerek öldürülüyor. son cümle de çarpıcı bence. orada hıçkıran, ana'nın ölümüne üzülen, trendeki herhangi biri değil, okuyucu. gorki çok iyi iş çıkarmış sahiden. --- spoiler --- fakat başlıkta da söylendiği gibi, bir, savaş ve barış okuyucusu için sığ gelmesi normal fakat savaş ve barış okuyucusu da kalkıp bu romanı onunla karıştırmaz. yine de rus edebiyatına hayranlığımı ifade ederken, tolstoy ve dostoyevski'yi anmadan geçmek istemem.
AnaMaksim Gorki · Evrensel Basım Yayın · 201634,3bin okunma