...
"kimi zaman insanda 'hayvanca' bir zalimlik olduğundan dem vurulur, ana hayvanlara yapılan korkunç bir haksızlık, bir hakarettir bu. bir hayvan asla insan gibi zalim olamaz."
...
toplumcu yazar, halkı eğitmek için sade bir dil kullanılarak anlatılmış değerli bir öykü, Mustafa Güzelgöz'ün nasıl eşeklik kütüphaneci olduğunu ve bir kez daha türkiyede hiçbir iyiliğin cezasız kalmadığını bir kez daha gösteren bir hikaye.
yunan ve Türk kardeşliğini ve mübadele zorluklarını da halka en güzel şekilde anlatmaya çalışmış fakir baykurt. halk evlerininin ahırlara dönüştürülmesi, cahilliğin, karanlığın korkusuzca aydınlığa, aydınların yoluna çökmesi ama aydınların, cahiller kadar cesaretli birlik olamaması da acı bir şekilde yer buluyor kitapta. Bütün bu cahilliği birkaç cümle ile anlattığında fakir baykurt, Anadolu köylerine gönderilen öğretmenlere yapılanlara kısaca değindiğinde bile Atatürk'ün ne büyük bir cehaletle savaştığını anlamak mümkün oluyor. ve Atatürk'e bir kez daha minnet duymamı sağladı.
...
"düşünüyorum:köylülere nasıl götüreyim kitabı?
...
bir gün, 'eşekle götür ulan, eşekle!' dedim kendi kendime.
...
hemen bir eşek buldum. eşekten bol ne var?anadolunun her yeri eşek dolu."
...
..."biz onunla can kardeşiydik. gerçi yaşça o benden büyüktü; ama erken öldü. o öldü; ben kaldım. biliyorsun, ölüler yaşlanmaz. şimdi ben onun ağabeyiyim."
...