Dostoyevski’nin büyük eseri “Suç ve Ceza.”
Rodion Romanoviç Raskolnikov adlı hukuk öğrencisinin yoksullukla mücadelesi, eğitimini yarıda bırakması, boğuştuğu düşünceler sonrasında işlediği cinayeti, cinayet sonrası bir dizi olay ve en sonunda kendi içinde gerçekleşen dönüşümleri anlatıyor. Yalnız bu cinayeti kendini yoksulluktan kurtarmak için değil topluma bir iyilik yapacağı düşüncesiyle işliyor. Cinayetin romanın başlarında işlenmesi kitap bitene kadar merakı üst seviyelerde tutuyor. Buna bir de doyurucu ve kusursuz betimlemeler eklenince adeta o odalarda yaşıyor, sokaklarda yürüyorsunuz. Kitabın sonunda bitmesini istemediğim bir filmin sonuna gelmiş gibi buruk hissettim.
Ama bende bıraktığı en büyük etki okurken kendimi hep suç, ceza, ahlak, vicdan üzerine sorgulayışlarım oldu.
“ Ama burada yeni bir öykü başlıyor: Bir insanın yavaş yavaş yenilenmesinin, yeni bir hayat bulmasının, bir dünyadan başka bir dünyaya geçmesinin, hiç bilmediği yepyeni bir gerçekle tanışmasının öyküsü…” cümleleriyle bitiyor kitap. Benimle Dostoyevski arasındaki bağ için de yeni bir sayfa açılıyor bu muhteşem eserle.