Sena F.

Sena F.
Das Nichts ist kein Mangel, sondern der Raum, in dem der Mensch sich selbst begegnet.
Öğretmen
Doktora
Kreuzberg
İstanbul
245 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Bayramınız Kutlu Olsun!
“İyi bayramlar herkese 🤍 Bayramın o sakin anlarında bir kitap önerisi bırakayım: Bir dostumun kitabı: EşikEşik Alışkanlık, itaat ve yanılsama üzerine kısa ama sert hikâyeler. Denk gelirseniz bir bakın derim.”
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Eşik: Sekiz öykü mü, sekiz tokat mı?
EşikEşik Sekiz öykü var deniyor ama aslında sekiz düzen, sekiz farklı itaat biçimi ve sekiz ayrı alışkanlık tuzağı var. Bu kitap bağırmıyor; daha tehlikelisini yapıyor, sakin kalıyor. Cümleler yükselmiyor ama içerde bir şeyleri yerinden oynatıyor. “Karşı”da umut vaadiyle kurulan düzeni, “Kahkaha”da normalleşen çürümeyi, “Anahtar”da özgürlük sandığımız şeyin hangi kapıya ait olduğunu sorguluyorsunuz. Distopya burada uzak bir gelecek değil; bugünün biraz daha çıplak hâli. Bitirdiğinizde kitap kapanmıyor, soru açık kalıyor: Gerçekten özgür müsünüz, yoksa yalnızca alışkanlıklarınızın içinde rahat mısınız? Uzun zamandır distopik öykü okumayan varsa kaçırmasın!
Alıntı
Ortak Okuma: Eren Gürleyük - Eşik | Francis Bacon - Yeni Atlantis
İlk öneri: Eşik – Eren Gürleyük EşikEşik Yeni bir yazar, kısa ama sert bir metin. Huzursuz eden, karanlık bir tarafı var. 52 sayfa, hızlı okunuyor ama kolay geçmiyor. Bir okur olarak hem metni birlikte tartışmayı hem de böyle kitapların görünür olmasına küçük bir destek sunmayı önemsiyorum. İkinci önerim: Yeni Atlantis Yeni AtlantisYeni Atlantis Daha klasik, daha felsefi; ideal toplum, iktidar ve düzen üzerine bugünle güçlü bağlar kuran bir metin. Plan basit: İkisini okuyalım, Zoom’da buluşup gerçekten ne hissettik konuşalım. Yapaylıktan uzak, gerçek bir okuma olsun. Zoom buluşma tarihi ve saati: 17 Şubat, Saat: 21.00
1000Kitap
Bir özlem çığlığı…
Şubat 2026, Almanya’dan bakınca her şey daha da uzak geliyor. En son 28 Haziran 2024’te Heybeliada’daydım; o sıcak yaz akşamı, polka dot elbisemle o tarihi sokakta yürürken, bayraklar rüzgarda dalgalanırken, sanki zaman durmuştu. Çam kokusu, martı sesi, eski ahşap konaklar… O huzur hâlâ içimde ama burası gri, soğuk ve sessiz. Türkiye’yi özledim. Hem de çok. O sokakları, o ışığı, o “evdeyim” hissini. Bir an önce dönmek istiyorum. Ama dönmek de zor.
Duygu ve Düşünce
ortak okuma çağrısı!
Ortak okuma yapalım. Kitap önerilerinizi bekliyorum. Seçeceğimiz kitap 100–150 sayfayı geçmesin. Hafta sonuna kadar önerilere bakalım, haftaya temin edelim. Okuduktan sonra Zoom yayını açıp birlikte değerlendirelim. Sizce de mantıklı değil mi? Şu yapaylığı bir nebze olsun dağıtalım. Yayına katılan on kişiye Almanya’dan Alman çikolatası göndereyim, sohbetin de tadı biraz gerçek olsun. 📚 🍫 🌸